YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21624
KARAR NO : 2014/32813
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2012/81-2013/236
Hüküm süresi içinde davalı M..K.. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, işyerinde kendisine psikolojik baskı ve taciz yapılarak işi bırakmaya zorladıklarını, buna muvaffak olamayınca da iş sözleşmesinin haksız olarak feshedilerek işten çıkartıldığını, ayrıca baskı sonucu istifa dilekçesi verdiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı M.. K.. A.Ş. vekili, davacının istifa ettiğini, kendisine herhangi bir baskı yapılmadığını, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yedi yıl aynı işyerinde çalışan işçinin hiçbir sebep göstermeden istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davalı işverenin iş sözleşmesini haklı bir sebep yokken feshettiği, fazla çalışma ve genel tatil çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı M.. K..A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erip ermediği hususu uyuşmazlık konusudur. Davacı, kendisine yapılan baskı neticesinde istifa dilekçesi vermek zorunda kaldığını, davalı ise davacının kendi isteği ile istifa ettiğini savunmaktadır.
Dosya içerisinde davacı imzalı istifa dilekçesi bulunduğu görülmüştür. Davacı verdiği dilekçede görevinden 30.04.2010 tarihi itibarı ile istifa ettiğini belirtmiştir. Davacının istifa dilekçesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası bulunmadığı gibi, istifa dilekçesinin baskı altında alındığına ve istifayı hükümden düşürecek yeterli delil de mevcut değildir. Mahkemece istifaya değer verilmeyerek kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.