Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/356 E. , 2021/5115 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/356
Karar No : 2021/5115
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın İli, … İlçesi, …Cami İmam Hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesinde düzenlenen “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması” şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın … tarihli ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dini konularda toplumu aydınlatması gereken davacının görevi ile toplumdaki davranışlarının birbirine uygun olması gerekirken, topluma açık alanda görevinin gerektirdiği davranış kurallarına aykırı olan eylemlerinin bulunduğu, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından söz konusu kadınla aralarında duygusal bir yakınlaşma olmadığı iddia edilmiş ise de, dava konusu işleme esas disiplin soruşturma raporu eki ifadesinde “ilerleyen süreçte elimde olmadan gönlümün kaymasına dönüştü”, “bir dönem gönül olarak meylettim” şeklindeki beyanlarının bulunduğu ve olayın dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden somut olarak tespitinin yapıldığı anlaşılmakta olup, davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesinde düzenlenen, atanmasında aranan ortak nitelik şartını kaybettiği belirtilerek, görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Görev yaptığı çevrede herkes tarafından hizmetleriyle tanınan ve değer verilen din görevlisi olduğu, soruşturmaya konu olay, iyi niyetinin istismarı olup en fazla kınama cezasını gerektirdiği, iddiaların iftira olduğu, ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, …’ye kendisi hakkındaki tüm bu iftiraya ilişkin şikayet ve beyanları yazdıranın … olduğu ve bu nedenle … hakkında savcılığa şikayette bulunduğu, …’nin yardıma ihtiyacı olduğunu söylediği ve kendilerine de yardım etmesini istediği, …’ye hayır sahipleri tarafından eşya ve burs verilmesini sağladığı, böylece …’ye yardımcı olduğu, aralarında duygusal bir bağ olmadığı, yardıma muhtaç insana görevi gereği yardım etmeye ve yardımseverleri yönlendirmeye gayret ettiği, camide çalışırken … ile görüşmediği ve tanık ifadelerinin bunu teyit ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; Aydın İli, … İlçesi, … Cami İmam Hatibi olarak görev davacı hakkında, … isimli şahsın şikayeti üzerine Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve E…. sayılı oluruyla soruşturma açıldığı, yapılan soruşturma sonucu düzenlenen … tarihli ve … sayılı soruşturma raporunda; “davacının, … isimli kadınla 2017 yılında aynı camide İş-Kur aracılığıyla çalışmaya başlamasıyla başlayan tanışıklıklarının, ilerleyen süreçte duygusal bir yakınlaşmaya dönüştüğü, adı geçenle telefon, WhatsApp ve camide etkinlik salonunda sık sık görüştükleri, … isimli şahsa “canım” tarzında sevgi sözcükleriyle hitap ettiği, birlikte İstanbul, İzmir ve Aydın’da çeşitli yerlerde birkaç günlük ve günü birlik gezilere gittikleri, buralarda aralarında nikah birlikteliği bulunmayan yabancı bir kadın ve erkeğe göre oldukça samimi, yan yana ve kol kola fotoğraf çektirdikleri, çeşitli restoranlarda yemek yedikleri, davacı tarafından anılan şahsa takı seti hediye edildiği, görüşmelerini gerçekleştirmek için hat aldığı, harcamalarında kullanması için kredi kartını verdiği” hususlarının sübuta erdiği tespitlerine yer verilerek, idari açıdan Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevinin 657 sayılı Kanunun 98/b maddesi uyarınca sona erdirilmesinin teklif edildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla, davacı hakkında yapılan tahkikat sonucu, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesinde yer alan “atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması” şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, 657 sayılı Kanunun 98/b maddesi gereği Başkanlıktaki görevinin sona erdirilmesinin uygun olacağı yönünde karar verildiği, bunun üzerine görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, “Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak” kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin (b) bendinde de, memurların “memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi” hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” koşuluna Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (B) bendinin 2. alt bendi ile aynı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca Yönetmelikle aranılan “itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu” şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için, ”İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının” yanında, diğer bir şart olarak ”bu eylemin çevresinde bilinir olmasının” da gerektiği, ancak bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceği açıktır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; … isimli kadın ile davacı arasında duygusal bir yakınlaşma olduğu, adı geçenle telefon, WhatsApp ve camide etkinlik salonunda sık sık görüştükleri, davacının … isimli kadına “canım” tarzında sevgi sözcükleriyle hitap ettiği, birlikte İstanbul, İzmir ve Aydın’da çeşitli yerlerde birkaç günlük ve günü birlik gezilere gittikleri, buralarda aralarında nikah birlikteliği bulunmayan yabancı bir kadın ve erkeğe göre oldukça samimi, yan yana ve kol kola fotoğraf çektirdikleri, çeşitli restoranlarda yemek yedikleri, davacı tarafından anılan şahsa takı seti hediye edildiği, görüşmelerini gerçekleştirmek için hat aldığı, harcamalarında kullanması için kredi kartını verdiği iddia edilmiş ise de; davacı ile … isimli kadın arasında duygusal bağ olduğu konusunda somut bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, buna ilişkin olarak dosya kapsamında alınan tanık ifadelerinde de davacı ile … arasında gayri ahlaki bir davranışa tanık olmadıkları, sadece …’ ye ev eşyası ve burs alabilmesi için hayırseverlerin yardım etmesini sağladığının beyan edildiği, kaldı ki …’nin camide temizlik görevlisi olarak göreve başladığında, davacıdan kendilerine maddi yardımda bulunmasını istemesi üzerine davacının da hayırseverler tarafından ev eşyaları verilmesine aracılık ettiği, kardeşine burs verilmesini sağladığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; …’nin, … isimli şahıs tarafından rahatsız edildiğini ve telefon hattını değiştirmek için yeterli parasının olmadığını söylemesi üzerine davacının kullanmadığı ikinci hattını …’ye verdiği, müşteki …’nin kız kardeşinin ifadesinde ise davacının kendilerine iyilik yaptığı, maddi olarak ihtiyaçlarına yardım ettiği, … ile aralarında kardeşlik ilişkisi dışında bir şey olmadığı, davacıdan Umre ziyaretinde hediye istedikleri ve bunun üzerine davacının kendilerine takı seti aldığının beyan edildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının, üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan fiil ve davranışları incelendiğinde, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesi düzenlenen “…itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiğinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmış olup, anılan fiilleri nedeniyle görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.