YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17916
KARAR NO : 2014/28633
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
MAHKEMESİ : Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2012
NUMARASI : 2010/27-2012/525
Davacı, davalıların zimmet eylemleri sebebiyle oluşan zararın
ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekillleri temyiz etmiştir.
Mahkemenin, taraflar vekillerinin temyiz istemlerinin, süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı reddine ilişkin 26.02.2013 tarihli ve 22.03.2013 tarihli ek kararları taraflar vekillerince süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesi uyarınca, yürürlüğü devam eden, mülga 5308 sayılı Kanun’la değişikliğe uğramadan önceki 8. maddesi hükmü uyarınca, iş mahkemesinden verilen kararlar, yüze karşı verilmişse tefhimi, yoklukta verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hallerde, hakim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu sebeple, basit yargılamada 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesindeki unsurları taşıyan hükmün, 6100 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olarak açıklanması zorunludur.
Somut olayda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin hazır olduğu 07.11.2012 tarihli celsede tefhim edilmiş ise de, hükme ilişkin tüm hususlar gerekçesi ile birlikte açıklanmadığından, tefhim 6100 sayılı Kanun’un 321. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüzdür. Bu halde, temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacaktır.
Davacı vekili, temyiz harç ve giderini 25.02.2013 tarihinde yatırarak kararı temyiz etmiştir. Gerekçeli karar ise 22.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu halde, kararın süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edildiği anlaşıldığından, mahkemenin 26.02.2013 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı hatalıdır.
Davalılar vekilinin, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararda, hükmün temyiz süresi onbeş gün olarak açıklanmıştır. Gerekçeli karar, davalılar vekiline, 27.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılar vekili ise, 12.03.2013 tarihinde temyiz harç ve giderlerini yatırarak kararı temyiz etmiştir
Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin “ç.” bendi uyarınca, hükümde, kanun yolları ve süresinin gösterilmesi bir zorunluluktur. Yargı kararlarına karşı başvurulacak kanun yolu ile süresinin hükümde açıkça ve doğru olarak gösterilmemiş olması bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını doğrudan engelleyecek ve hak arama hürriyetinin ihlal edilmesine sebep olacaktır.
Her ne kadar kanun yolu ve süresi, ilgili kanun maddelerinde açıkça belirtilmiş ise de, yargı organlarının yanlış yönlendirmesi sonucunda ilgililerin hak kaybına uğramayacağının kabul edilmesi gereklidir.
Somut olayda, davalılar vekilince kararın, kanuni sekiz günlük süre geçtikten sonra ve fakat gerekçeli kararda bildirilen onbeş günlük süre içerisinde temyiz edildiği sabittir. Kararda, temyiz süresinin yanlış gösterilmesi karşısında, hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından davalılar vekilinin kararı süresinde temyiz ettiğinin kabul edilmesi bir zorunluluktur. Anılan sebeple, kararın süresi içerisinde davalılar vekilince temyiz edildiği anlaşıldığından, mahkemenin 22.03.2013 tarihli, davalılar vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden mahkemenin, davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 26.02.2013 tarihli ek kararı ile davalılar vekilinin temyiz talebinin reddine dair 22.03.2013 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 21.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.