YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21340
KARAR NO : 2014/32773
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 12. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2013
NUMARASI : 2011/376-2013/258
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde teknik servis müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine haklı sebebe dayanarak feshettiğini belirterek, müvekkilinin kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan ve davacı imzasını vardiya çizelgelerine göre, bazen haftanın altı, bazen de yedi günü çalıştığı, iki hafta hariç 09:00-18:00 arası çalışma yaptığı görülmekte olup, şahit beyanları ile uyumlu olmadığından, dinlenen şahitlerin birlikte çalışma durumlarına göre davacının çalışma şartlarını bilebilecekleri en erken tarih olan Mart 2010 tarihi dikkate alınarak ve söz konusu vardiya çizelgelerine göre, 17.05.2010-15.03.2011 arası için haftanın altı günü 09:00-18:00 arası, bir saat ara dinlenmesi değerlendirilerek haftada üç saat fazla mesai yaptığı görüşü ile kök bilirkişi raporu tanzim edilmiştir. Davacı vekilinin, işçinin fazla mesailerinin daha fazla olduğu itirazı üzerine, ek bilirkişi raporu ile bu kez vardiya çizelgelerinde yer alan alacak izin sütunlarındaki kayıtların da fazla mesai olarak değerlendirilmesi ile yeniden hesaplama yapılmış ve ek rapordaki bu hesaplamaya göre fazla mesai ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından ibraz edilmiş bulunan vardiya çizelgelerinde yer alan alacak izin sütunundaki bilgilerin fazla mesai çalışmasına ilişkin olduğuna dair delil bulunmadığından, bu sürelerin fazla mesai ücreti olarak esas alınması hatalıdır. Fazla mesai ücreti alacağı kök raporda yer alan hesaplamaya göre karara bağlanmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.