Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/32327 E. 2014/32911 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32327
KARAR NO : 2014/32911
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2014
NUMARASI : 2014/705-2014/860

Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacılar avukatları tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar vekilleri, asıl dava ve birleşen ilk davada, müvekkillerinin davalı sendika üyesi olduklarını, davalı sendikanın, Ege Bölgesi Şubesini fiilen kapatarak bu şubenin faaliyet alanı içerisinde faaliyette bulunmak üzere yönetim kurulu kararı ile üç yeni şube kurduğunu, Ege Bölgesi Şubesine bağlı işyerlerini de bu şubelere bağladığını, yeni kurulan şubelerde delege seçimi yapmak ve şube genel kurullarını toplamak üzere müteşebbis heyet atayacağını, müteşebbis heyette görev alacakların seçim ile belirleneceğini ve bu seçimin tarih ve yöntemini duyuru ile bildirdiğini, söz konusu bu karar ve işlemlerin usule, kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, 13.05.2014 tarihinde Soma’da, Ege Bölge Şubesinin faaliyet alanı içerisinde facia gibi bir iş kazasının meydana geldiğini, işyerinde, iş güvenliği tedbirlerini almak, uygulamak ve denetlemenin kural olarak işverenin sorumluluğunda olduğunu, ancak davalı sendikanın da örgütlü bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi akdettiği bu işyerindeki üyelerinin çalışma koşullarını ve iş güvenliği tedbirlerinin tam olarak uygulandığını takip etmekle görevli olduğunu, iş kazasının olduğu tarihe kadar işyerlerinden ve üyelerinin çalışma koşullarından bihaber olan sendika yönetiminin, kazanın meydana gelmesinden sonra, sendika denetleme ve disiplin kurullarını Soma’ya göndererek göstermelik bir araştırma yaptırdığını, akabinde 10.05.2014 tarihinde şube yönetimine seçilenlerin olayda kusurlarının bulunduğunu belirterek bu kişileri görevden aldığını duyurduğunu, ancak şube başkanı dışındaki diğer şube yöneticilerinin 10.05.2014 tarihli genel kurulda seçildikleri ve mazbatalarını 13.05.2014 tarihinde aldıklarını, beş kişilik yönetim kurulundan dört kişinin istifası veya disiplin kurulunca görevden alınmaları gerektiğine dair raporları bulunmamasına rağmen bu kişilerin yok sayılarak yedek üyelerin göreve çağrıldığını, beş yedek üyeden üçünün de görevlerinden istifa ettiklerinin ve hali hazırda iki kişinin kaldığının bilindiğini, bu şekilde 13.000 üye işçiyi barındıran Ege Bölgesi Şubesinin sahipsiz, korumasız ve yönetimsiz bırakıldığını, şube yönetim kurulunun toplantı yeter sayısını sağlayamaz duruma geldiğinden yeni bir genel kurul toplantısının da kanuni olarak zorunlu olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre şube kapatma yetkisinin münhasıran genel kurulda olması sebebiyle, davalı sendikanın Ege Bölgesi Şubesini fiilen kapatmasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, öte yandan yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, şube açma yetkisinin de objektif kriterlere ve ihtiyaçlara dayalı olarak kullanılması gerektiğini ileri sürerek davalı sendika Ege Bölgesi Şubesinin faaliyet alanı içerisinde (1 Nolu), (2 Nolu) ve (3 Nolu) şubelerin kurulmasına, Ege Bölgesi Şubesi işyerlerinin ve üyelerinin bu yeni şubelere bağlanmasına, bu şubelerden delege seçimi yaparak şubelerin olağan genel kurulunu toplamak üzere müteşebbis heyeti atanmasına dair sendikanın tüm karar ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacılar vekili birleşen ikinci davada ise, davalı sendikanın Ege Bölgesi 1 Nolu Şube, Ege Bölgesi 2 Nolu Şube ve Ege Bölgesi 3 Nolu Şubelerine delege seçimi yapılacağına dair yönetim kurulu kararı alındığını ve delege seçim prosedürü başlatıldığını, daha önce tek bir şube olarak faaliyet gösteren Ege Bölgesi Şubesinin 15.02.2014 tarihinde şube delege seçimlerinin yapıldığını, delege seçimlerinin iptaline dair açılan davadan feragat edildiğini ve böylece şube delegeleri ile üst kurul delegeliklerinin kesinleştiğini, delegelik sıfatının ise müteakip olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar devam edeceğini, sendika yönetim kurulunun, delegeliği kesinleşen üyelerin delegelik sıfatını ortadan kaldırıcı herhangi bir karar alamayacağını, bu hususun sendika içi demokrasi ilkesinin gereği olduğunu, ayrıca sendika yönetim kurulunun şube açma yetkisinin dahi olmadığını, sendika yönetim kurulunun bu kapsamda aldığı tüm kararlar ve yaptığı uygulamaların hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu ileri sürerek Ege Bölgesi 1, 2 ve 3 nolu şubelerde delege seçimi yapılmasına dair sendika yönetim kurulunun tüm karar ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve kanuni bir aylık sürede açılmadığını, Ege Bölgesi Şubesi delege seçimlerinin 15.02.2014 tarihinde yapıldığını, şube genel kurulunun da seçilen delegelerle 10.05.2014 tarihinde gerçekleştirilerek şube yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, 13.05.2014 tarihinde tüm ülkeyi yasa boğan maden faciası sonucu 301 işçimizin hayatını kaybettiğini, yaşanan facianın ardından 20.05.2014 tarihinde Ege Bölgesi Şubesinin örgütlü olduğu Soma’da meydana gelen iş kazasında ilgili şube yöneticilerinin ve işyeri temsilcilerinin ihmal ve kusurunun olup olmadığını belirlemek ve sorumlu olanların tespiti amacıyla konunun sendika disiplin kuruluna sevk edilmesine karar verildiğini, sendika disiplin kurulunun 23.05.2014 tarihli raporu, Türk İş Disiplin Kurulunun raporu, 23.05.2014 tarihli Başkanlar Kurulunda görüşülen toplantıda alınan şifahi tavsiye kararı, yörede yaşanan sosyal patlamalar, yazılı ve görsel basının sendika aleyhine yapmış olduğu propagandalar dikkate alınarak yönetim kurulu tarafından 26.05.2014 tarihinde Ege Bölgesi Şubesi yönetim kurulu asil üyelerinin aynı tarih itibariyle görevden alınmalarına ve yedek üyelerin göreve çağrılmalarına karar verildiğini, aynı gün şube başkanı ve yönetiminin istifa ettiğini açıkladığını, daha sonra yedek üyelerin de 31.05.2014 tarihinde istifa etmeleri üzerine aynı tarihte sendika yönetim kurulu tarafından kanuni ve sendikal olarak bu şartlar altında başka bir seçeneğin kalmaması sebebiyle, mevcut şube yönetimi dışında iki yeni şube açılmasına, mevcut ve yeni açılacak şubelere atanacak müteşebbis heyetlerin temayül yoklaması ile belirlenmesine dair karar alındığını, yine aynı tarihte Ege Bölgesi Şubesinin isminin “T. Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi 1 Nolu Şubesi” olarak değiştirilmesine, 2. ve 3. Nolu Şube adı altında yeni şubelerin açılmasına 9. Olağan Genel Kurulda alınan yetkiye istinaden yönetim kurulunca karar verildiğini, yönetim kurulunun bu kararı alırken üye sayısının fazla olması nedeniyle şube yönetimi- üye iletişiminin zayıf kalması, yönetim kurulu üyesi başına düşen işçi ve işyeri sayısının çokluğu, yönetim kurulunun üyelerin sorunlarıyla çok yakından ilgilenememesi, işyerlerini sürekli gözetim altında tutmaya yeterli yönetici zamanının olmaması gibi sebepleri göz önünde bulundurduğunu, Genel Merkez Yönetim Kurulunca alınan dava konusu şube açma ve kapatmaya yönelik kararın 9. olağan genel kurulun, yönetim kuruluna vermiş olduğu yetkiler dahilinde bulunduğunu savunarak davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, meydana gelen olayın vahameti ve sendikanın disiplin kurulu raporu karşısında, tüzüğün 26. maddesinde yazılı olduğu şekli ile yeni şubeler kurulmasına ihtiyaç olduğunun görüldüğü, 9. Olağan Genel Kurulda yönetim kurulunun yeni teşkilatlanılan yerlerde şube açmaya yetkili kılındığı ve anlatılan şartlar sebebiyle Soma’da iki yeni şube daha açılmasına ihtiyaç olmakla, dava konusu işlemlerin genel kurulun verdiği yetkiye aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dava, sendikanın Ege Bölgesi Şubesinin bulunduğu yerde yeni şubeler açılmasına ve buna bağlı olarak yeni şubelerde delege seçimleri yapılmasına dair sendika yönetim kurulunun işlem ve kararlarının iptali istemine ilişkindir.
6356 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre, sendika tüzüklerinde “Şube veya bölge şubelerinin nasıl kurulacağı, birleştirileceği veya kapatılacağı,
görev ve yetkileri, genel kurullarının toplantılarına ve kararlarına ilişkin usul ve esaslar ile sendika genel kurulunda şube ve bölge şubelerinin nasıl temsil edileceği” hususlarının yer alması gerekmektedir.
6356 sayılı Kanun’un 11. maddesinde de “Şube açma, birleştirme veya kapatma, bu konuda tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi” hususları genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Belirtilen kanuni düzenlemelere göre, şube açma, birleştirme ve kapatma yetkisi münhasıran sendika genel kurulunda olup, bu konuda, ancak tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda sendika yönetim kuruluna yetki verilebilecektir. Sendika yönetim kuruluna yetki verilmesi durumunda, söz konusu yetkinin kullanılabilme esasları ise genel kurul kararı ile tespit edilecektir.
Sendika tüzüğünün, genel kurulun görevlerine ilişkin 17. maddesinde, şube açma yetkisinin genel kurulda olduğu ifade edilmiş ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verilebileceği belirtilmiştir. Tüzüğün, sendika yönetim kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen 20. maddesinde ise “Genel Kurul kararı doğrultusunda, şube açmak, kapatmak veya birleştirmek için gerekli işlemleri yapmak” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine tüzüğün 26. maddesinde, şubelerin, genel kurulun sendika yönetim kuruluna vermiş olduğu yetkiye istinaden kurulacağı ifade edilmiştir.
Kanuni düzenlemelere koşut olan tüzük hükümleri ile de, şube açma yetkisinin genel kurulda olduğu, ancak bu konuda, genel kurul kararı ile uygulama esasları belirtilecek şekilde yönetim kuruluna yetki verilebileceği ortaya konulmuştur.
Somut olayda, 13.05.2014 tarihinde S..’da meydana gelen maden kazası sonrasında, işyerinde örgütlü davalı sendika yönetim kurulu kararı ile disiplin kurulunun göreve çağrıldığı, disiplin kurulu raporu ile Ege Bölgesi Şubesinin üye sayısının fazla olması, işyerlerinin dağınık olması sebebiyle şube yönetiminin hizmet vermesinde zaafiyetler yaşandığı hususlarının tespit edildiği ve daha sonra dava konusu 31.05.2014 tarih ve 53 sayılı sendika yönetim kurulu kararı ile S..Kömürleri A.Ş. E.. Kömür İşletmesinde meydana gelen maden faciasının ardından gelişen kaos, kitlesel tepki, bu tepkilerin sebepleri arasında şubenin çok fazla sayıda üyesinin olması, şube yönetimi ve işçi arasındaki iletişimin çok zayıf olması, beş kişilik yönetim kurulunun bu kadar çok üye ile yeterince ilgilenememesi gibi gerekçelerle, Soma’da mevcut şube dışında iki yeni şube açılmasına, mevcut ve yeni açılacak şubelere atanacak beşer kişilik müteşebbis heyetlerinin temayül yoklaması ile belirlenmesine, bununla ilgili olarak işyerlerinde temayül yoklaması yapılmasına, bu yoklamalarda en çok oy alan beşer kişinin müteşebbis heyetler olarak atanmasına ve mevcut şube yapılanmasına göre seçimlerin yenilenmesine karar verilmiştir. Yine sendika yönetim kurulunun aynı tarihli, 54 ve 55 sayılı kararları ile, mevcut Ege Bölgesi Şubesi’nin isminin “Ege Bölgesi 1 Nolu Şubesi” olarak değiştirilmesine, Ege Bölgesi 2 Nolu ve Ege Bölgesi 3 Nolu Şubesi adında yeni şubeler açılmasına ve Ege Bölgesi Şubesi faaliyet alanında bulunan işyerlerinin dağıtılarak yeni üç şubeye bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, sendika yönetim kurulu kararlarının alındığı tarih itibariyle gerçekleştirilen son genel kurul, 14.05.2011 tarihli sendika 9. Olağan Genel Kuruludur. Anılan genel kurulda, şube açma konusunda “Sendikamızın 9. Olağan Genel Kurul dönemi içerisinde, yeni teşkilatlanılan bölgelerde şube açmaya, gerekli görülen yerlerde bölge temsilciliği veya temsilcilik açmaya, sendika yönetim kurulu yetkili kılınmıştır” şeklinde karar alınmıştır. Söz konusu genel kurul kararında, münhasıran genel kurulda bulunan şube açma yetkisinin, sadece yeni teşkilatlanılan bölgelerde sendika yönetim kurulu tarafından kullanılabileceği açıkça ifade edilmiştir. Uyuşmazlık konusu yeni açılan şubeler ise, yeni teşkilatlanılan bir bölgede açılmamış olup, zaten sendikanın örgütlü bulunduğu ve Ege Bölgesi Şubesinin kurulu olduğu bölgede açılmıştır. Bu itibarla, uyuşmazlık konusu olan, yeni şubeler açılmasına dair sendika yönetim kurulunun 31.05.2014 tarihli, 53, 54 ve 55 sayılı kararlarının, yukarıda ifade edilen 6356 sayılı Kanun ile tüzük hükümlerine aykırı olması sebebiyle iptalinin gerektiği tartışmasızdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.