Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/19205 E. 2015/38201 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19205
KARAR NO : 2015/38201
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/189953

Tehdit suçundan sanık R.. Ş..’in Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-c maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-(c) bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmak hakkından koşulu salıverme tarihine kadar uygulanmasına ve yine tehdit suçundan sanık Ö. Ş.’in Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-c, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı Kanun’un 53/1 maddesinde sayılan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca 53/1-(c) bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmak hakkından yoksun bırakılmasına yer olmadığına dair, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/04/2013 tarihli ve 2012/728 esas, 2013/577 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2015 gün ve 189953 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:.
İstem yazısında; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu”nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu haklan kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Sanık R.. Ş.. hakkında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a.b.d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği; mahkum olduğu hapis cezası ertelenen Ö. Ş. bakımından ise. anılan maddenin 1-c bendinde belirtilen hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a.b.d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanıklar R.. Ş.. ve Ö. Ş. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2013 tarihli kararı ile sanık R.’ in 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında TCK’nın 58. maddesine göre tekerrür hükümlerinin ve TCK’nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık Ö.’ in 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK’nın 51. maddesine göre ertelenmesine ve TCK’nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yüzüne karşı yöntemine uygun olarak tefhim edilen kararın, temyiz süresi geçtikten sonra sanıklar müdafiince temyizi üzerine mahkemece temyiz talebi 19.07.2013 tarihinde reddedildiği ve bu ret kararının temyizi sonrasında da Dairemizin 19.02.2015 tarih ve 2014/54255 esas, 2015/20949 sayılı kararı ile temyiz süresinin geçmesi nedeniyle verilen ret kararı onanarak verilen kararın kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanıklar hakkında hükmolunan TCK’nın 53/1-(c) maddesi uygulanırken “kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” ile ilgili karar verilmesi gerektiğine dair hukuka aykırılığa ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesinde “Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz” hükmü yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; Tehdit suçundan yargılanan, sanıklardan R.. Ş.. hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesi ile uygulanan hak yoksunluklarından aynı Kanun’un 53/1-(c) bendi uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar yalnızca “kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” uygulanmayacağı ve yine hapis cezası ertelenen sanık Ö. Ş. hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesi ile uygulanan hak yoksunluklarından aynı Kanun’un 53/1-(c) bendi uyarınca yalnızca “kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” uygulanmayacağı gözetilmeden, TCK’nın 53/3. maddesinde belirtilen uygulamanın “kendi alt soyu” üzerindeki yetkiler bakımından değerlendirilmemesinin TCK’nın 53/3. maddesi hükmüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tehdit suçundan sanıklar R.. Ş.. ve Ö. Ş. hakkında, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/04/2013 tarihli ve 2012/728 esas, 2013/577 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; hüküm fıkralarının TCK’nın 53/1-(c) ile ilgili kısımlarındaki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmak hakkından” ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine “kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” ibareleri eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE, hükümlerin diğer kısımlarının olduğu gibi bırakılmasına 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.