YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26808
KARAR NO : 2015/37765
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/315683
MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/06/2011
NUMARASI : 2011/67 (E) ve 2011/324 (K)
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, görevi yaptırmamak için direnme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Yaralama ve hakaret eylemlerine ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar M.. K.. ve E.. B.. müdafiinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Diğer hükümlere yönelik temyizde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklara yükletilen tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıkların tehdit eylemlerini birden fazla kişi tarafından birlikte ve silahla gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesi karşısında, TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanıklar M.. K.. ve E.. B.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinden kurulan hükümlerine yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Polis memuru olan mağdur E.’ın, aşamalarda, yaralanmasında herhangi bir kasıt olmadığını, bıçağı M.’ın elinden almak isterken yaralandığını belirtmesi, yine polis memuru olan diğer mağdur A.’ın ise, sanıkların kendilerini dinlemediklerini beyan etmesi karşısında, sanıkların ne şekilde mağdurlara yönelik olarak görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini gerçekleştirdikleri tartışılıp açıklanmadan, mağdur A.’taki yaralanmanın nasıl oluştuğu belirlenmeden yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulması,
b-Kabule göre de,
TCK’nın 265/3. maddesi gereğince sanıkların cezasında 1/3 oranında artırım yapılırken cezanın, 8 ay hapis yerine 9 ay olarak belirlenmesi ve sonraki uygulamanın da bu ceza üzerinden yapılması sonucu fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar M.. K.. ve E.. B.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.