Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/22789 E. 2014/32989 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22789
KARAR NO : 2014/32989
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2012/187-2013/276

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde çalışmakta iken davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğini, haksız feshin tespiti için açmış oldukları işe iade davasının İzmir 2. İş Mahkemesi’nin 2009/220 esas, 2010/645 karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu verilen kararla, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verildiği, onanarak kesinleşen karar üzerine müvekkilinin davalı şirketteki işine iadesi için başvuru yapıldığı, davalı şirketin de noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile işe başvurusunu kabul ettiğini ve 23.01.2012 günü mesai saatinde işyerine müracaat etmesi gereğinin bildirildiğini, müvekkilinin de işe başlamak için ihtarnamede bildirilen İzmir Şube adresine işe başlamak için başvurduğunu, ancak önceki görev alanı olan Aydın ili yerine, İzmir ve Manisa bölgelerinde çalışmaya zorladığı, müvekkiline araç da tahsis etmediği; ayrıca, müvekkilinin iş görme edimini yerine getirebilmesi için gerekli bilgisayar, telefon hattı ve tanıtım işini yapabilmesi için gerekli kartvizit ve belgeleri de kendisine teslim etmediğini; müvekkilinin 26.01.2012 tarihinden sonra haklı sebeplerle işe devam etmeyeceğini sözlü olarak şirkete bildirdiğini, bu nedenlerle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının aynı bölgede çalıştırılmaya devam edildiğini, 27.01.2012 tarihinde iş sözleşmesini imzalayıp getireceğini söyleyen davacının 30.01.2012 tarihinde sözleşmeyi imzalamayacağını bildirdiğini, rapor alarak işyerine de gelmediğini, esasen hasta olmadığının 31.01.2012 tarihinde Kayseri’de bulunduğunun öğrenildiğini, davacının ortağı ve genel müdür yardımcısı olduğu B.. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin Kayseri’de yeni yapılmakta olan işyerinde işçilerin başında olduğunun tespit edildiğini, davacının işe gelmediği her gün için tutanak düzenlendiğini, davacının işe iade davası sonucunda aslında başka bir sektörde ve başka bir ilde bir şirket ortağı olduğu halde sadece tazminatlarını almak amacıyla şirkete başvurduğunu beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kurucu ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, Kayseri ilinde faaliyet gösteren şirket faaliyetlerine aktif olarak katıldığı; işveren tarafından, daha önce çalıştığı bölge müdürlüğü kapsamında kalan çalışma alanında çalışması sağlanan ve donanımı itibariyle önceki çalışma şartlarına oranla belirgin bir olumsuzluk yaratılmayan davacının, ikametgahının Kayseri ilinde olması da, bu konudaki itirazını geçersiz kılarken, araç ve diğer istemleri konusundaki eksiklerin giderilmesi yönünde işlem başlatıldığı ve bir kısım malzemenin işe gelmediği için teslim edilemediği yönleri belirginken, yeniden işe başladıktan kısa bir süre sonra çalışmaktan kaçınmasını haklı kılacak somut herhangi bir delil yokken bu yönde davranış göstermiş olması; işe başlama konusundaki iradesinin samimi ve gerçek olmadığı kanısını doğurduğundan; davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur.
İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok döt aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşçinin işe iade yönündeki başvurusu dürüstlük kurallarına uygun olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve şartları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının işveren tarafından işe davet edilmesine rağmen, haklı bir sebep olmadan çalışmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu durumda, işçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe devam etmemesi dürüstlük kurallarına uygun bir işe başlama sayılamayacağından, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda, işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve kıdem tazminatı ödenmelidir.
Mahkemece, davacının ihbar ve kıdem tazminatı talebinin reddi hatalıdır. Bu halde, geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücret ve hizmet süresi üzerinden ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde tüm taleplerin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.