Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/18284 E. 2014/33019 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18284
KARAR NO : 2014/33019
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2010/227-2013/200

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bulunmadan feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, iş sözleşmesinin haklı olarak fesih edildiğin belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda, mahkemece bilirkişi raporuna göre yapılan değerlendirme ve hesaplamalar referans gösterilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile sefer prim ücreti talepleri kabul edilirken fazla çalışma ücreti, ücret, hafta tatili, senet iadesi ve genel tatil ücretleri talepleri reddedilmiştir. Bununla beraber özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın yoğunlaştığı fesih olgusu mahkeme kararı gerekçe ihtiva etmediği gibi mahkemece referans gösterilen ve benimsendiği ifade edilen bilirkişi raporu da bu noktada takdiri mahkemeye bırakmıştır.
Anayasanın 141. maddesi ile 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesine uygun gerekçeli kararın mevcut olmaması bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan davalı vekili tarafından dosyaya sunulduğu belirtilen 4 adet klasörün dosyaya ekli olmadığı, bu klasörlerde ödeme belgelerin bulunduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, mahkemece söz konusu klasörlerin sunulup sunulmadığın davalı vekilinden sorularak, sunulmuşsa ödeme belgeleri denetlenip, sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten sair temyiz sebepleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.