YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2034
KARAR NO : 2015/23705
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/89818
MAHKEMESİ : Tosya (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2013/49 (E) ve 2013/199 (K)
SUÇ : Parada sahtecilik
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklara yüklenen eylemin TCK.nun 197/1. maddesine uyan sahte parayı tedavüle koymak suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılama devamla yazılı biçimde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ile sanık S.. A..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince, sanık S.. A.. için kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla (BOZULMASINA), 02.11.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE : Sanıklar S.. A.., Y.. A.. ve İ.. E.. hakkında, sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bilerek tedavüle koymak suçundan 5237 sayılı TCK.nun 197/3. maddesinden cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanıklardan S.. A..’ın eyleminden cezalandırılmasına, sanıklar İ.. E.. ve Y.. A..’ın müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.
Mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararı, süresi içerisinde sanık S.. A.. tarafından, sanıklar İ.. E.. ve Y.. A.. hakkındaki baraate ilişkin kararda Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bilerek tedavüle koymak suçundan kurulan hükmün, sanık ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun görevsizlik nedeniyle bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanıklar aşamalardaki birbirini doğrulayan savunmalarında, suça konu paranın sanık S…. tarafından aldığı tuğla karşılığı verdiği kaporaya ilişkin paralar içerisinde verildiğini, yıpranmış olan paranın sahte olabileceği konusunda sanık Y…..’in uyarması üzerine, S…..’nin sahte olmadığını, sahte çıkması halinde yenisini verebileceğini söylemesi üzerine Y….’in suça konu parayı kabul ettiği, işçilere avans göndermek için suça konu paranın da içerisinde olduğu 600 TL parayı sanık İdris’in PTT şubesine verdiği, PTT görevlisinin paranın sahte olduğunu söylemesi üzerine suça konu 100,00 TL’nin sahte olduğunun anlaşıldığını, suça konu paranın sahte olduğunu bilmediklerini, bilmeleri halinde kesinlikle kullanmayacaklarını söylemişlerdir. Sanıklarda başka sahte para ele geçirilememiştir. Yine dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanıkların suça konu sahte parayı bilerek aldığı ve piyasaya bilerek sürdüğü yönünde dosyada hiçbir delil bulunmamaktadır. TCK.nun 197/3 madde ve fıkrasında yer alan suçun oluşabilmesi için de sahteliğini bilmeden aldığı parayı sahte olduğunu bilerek piyasaya sürme eyleminin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda sanıkların savunmasının aksini gösterir şekilde sahte parayı sahteliğini bilerek piyasaya sürdüklerine dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanıklar İ.. E.. ve Y.. A.. hakkında yerel mahkemece verilen beraat kararının onanması, sanık S.. A..’ın ise beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.02.11.2015