Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/27133 E. 2014/28699 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27133
KARAR NO : 2014/28699
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2013/2067-2014/1281

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 08.11.2007-23.11.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin 23.08.2011 tarihinde sendikaya üye olduktan sonra başka mağazalara gönderilmek tehditi ile çalışma şartlarının ağırlaştırıldığını, müvekkilinin başarılı bir çalışan olduğunu bu sebeplerle feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 08.11.2007-23.11.2011 tarihleri arasında mağaza satış uzmanı olarak çalıştığını, davacının 22.08.2011 tarihinde alınmış 23.08.2011-26.08.2011 tarihleri arasında rapor ibraz ederek istirahat aldığını, yapılan rutin kontrollerde 22.08.2011 tarihinde davacının davalı işyerinde 09:00-17:30 vardiyasında çalıştığının kamera kayıtları ile tespit edildiğini, davacıdan savunma talep edildiğini, davacının otomasyon sisteminden kaynaklanan hatadan durumu ortaya çıktığını belirtip 23.08.2011 tarihli yine 5166 protokol nolu rapor getirdiğini, iki raporunda 5166 protokol nolu olması üzerine yaptıkları araştırmada hastanenin alınan raporun usule fenne ve akla aykırı olduğunu belirttiğini, davacının sendikalı olduğunun müvekkili işyeri tarafından bilinmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda 19.03.2013 tarih 2011/1176 esas, 2013/198 karar sayılı ilam ile işveren tarafından doğruluğu ispatlanamayan ve bu sebeple kuşkudan öteye gitmeyen bir nedenle iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi sonucunda yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 20.09.2013 tarihli 2013/22867 esas 2012/19358 karar sayılı ilamı ile davacının raporlardaki yanlışlığın hastanedeki otomasyon sisteminden kaynaklanığı savunmasına göre ilgili hastanenin otomasyon sisteminde davacının rapor aldığı tarihte bir problem olup olmadığının tespiti bakımından uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği ve kabule göre de feshin sendikal nedene dayanmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, usul ve kanuna uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda hastane tarafından akla ve fenne uygun olmayan rapor görüşüne rağmen ilgililer hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının raporunun gerçeği yansıtmadığı kabul edilse dahi bunun bedelinin sadece davacıya ödettirilmemesi, raporu düzenleyenlerinde bundan sorumlu olması, izin düzenlemelerine ilişkin hükümlerin bu tür uygulamalara yol açması karşısında davacının iş sözleşmesinin feshinin hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir
Karar süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
Mahkemece Dairemizin bozma kararı sonrasında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Bu raporda ilgili tarihlerde hastane otomasyonunda bir arıza veya hatanın olmadığından davacı raporlarındaki yanlışlığın hastanedeki otomasyon sisteminden kaynaklanmadığı bildirilmiştir. Bu rapora göre davacının savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının usulsüz olarak rapor aldığı ve bu raporu işyerine sunduğu sabittir. Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamı incelendiğinde sözkonusu rapora ilişkin olarak doktorlar hakkında da idari soruşturma yapıldığı ve soruşturma sonunda ilgili doktorlar hakkında uyarma cezası ve veri hazırlama elemanı hakkında da uyarılmasının firmasına bildirilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca sözkonusu eylem nedeniyle ilgili doktor ve çalışanların ceza almaması da davacının eylemini haklı hale getirmeyeceği açıktır. Mahkemece davacının raporunun gerçeği yansıtmadığının kabulü durumunda bile davacının tek başına bundan sorumlu tutulmasının hakkaniye uygun düşmeyeceğini ilişkin kabulü de yerinde değildir. Davacının usulsüz eylemi nedeniyle sorumlu olacağı şüphesizdir.Davacının hastane tarafından akla ve fenne uygun olmadığı belirtilen rapor aldığı ve bu raporun hastane otomasyon sisteminden kaynaklanığı savunmasınında yapılan inceleme doğrultusunda doğru olmadığının anlaşılmasına göre iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği sabittir. Hal böyle olunca mahkemece yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 179,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,kesin olarak 22.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.