Danıştay Kararı 12. Daire 2018/4020 E. 2021/5099 K. 18.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/4020 E.  ,  2021/5099 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4020
Karar No : 2021/5099

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından, …Zırhlı Tugay …. Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı’nda askerlik görevini ifa etmekte iken bıçaklanarak öldürülen oğlu K.E. hakkında vazife malullüğü hükümleri uygulanmak suretiyle aylık bağlanması için 04/06/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; davacının oğlu K.E.’nin, askerlik görevini yaparken 11/01/1998 tarihinde, kavga ettiği er M.Ş.B. tarafından yemekhaneden alınan bıçakla yaralandığı ve sonrasında vefat ettiği anlaşılmış olup, olayın meydana geliş sebebi ve askerlik hizmeti ile ilişkisi göz önüne alındığında, durumu 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 48/b maddesinde belirtilen hallere uyduğundan, vazife malulü sayılmasına olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olaya ilişkin ifadelerden anlaşıldığı üzere, olayın içtima ve temizlik yüzünden çıkan kavgada arkadaşlarına küfreden şahsın, diğer erler tarafından dövülmesinden kaynakladığı, ancak bu dövme hadisesinde davacının oğlunun bulunmadığı, er M.Ş.B’nin bıçağı korkutma amaçlı salladığını ifadesinde belirttiği, hayatın olağan akışında şiddet eylemini uygulamadığı tanık ifadeleri ile sabit olan K.E’nin faille geçmişe yönelik husumetinin olmadığı, yargılama sürecinde olayın oluş şekli detaylı bir şekilde anlatılmış olsa da, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile sabit olduğu üzere yaşananların vazife maluliyetinde illiyet bağını ortadan kaldıran bir neden olarak teşkil etmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
10/01/1998 tarihinde terhis olacak erler için düzenlenen eğlenceye katılmayan er M.Ş.B ile koğuşta bulunan erler arasında çıkan kavga sonrası, eğlenceden sonra masa ve sandalyelerin toplandığı alana giden adı geçen şahıs ile koğuşta yapılan kavganın tarafı olan askerlerin aynı alana gelerek tekrar kavga ettikleri, olaylar sebebiyle ifadelerinin nöbetçi uzman çavuş tarafından alındığı, ifadelere göre ertesi gün adı geçen şahsın davacının oğluyla kavga ile ilgili konuşmak istediği, konuşma gerçekleştiği sırada adı geçen şahsın yemekhaneden aldığı bıçakla davacının oğlunu bıçakladığı, 21:00 sularında ise davacının oğlunun vefat ettiği, adı geçen şahsın …. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ve …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla “kasten adam öldürmek” suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, bu öldürme olayı ile ilgili olarak 04/06/2014 tarihli vazife malullüğü hükümlerinin uygulanarak dul aylığı bağlanması talepli olarak idareye yapmış olduğu başvurunun reddi üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi hakların yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 45. maddesinde, “44 üncü maddede yazılı malüllük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b)Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle); ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malülü) denir.” hükmüne; 48. maddesinde, “Vazife malüllükleri: a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan; b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan; c) Yasak fiilleri yapmaktan; ç) İntihara teşebbüsten; d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından; doğmuş olursa bunlara uğrıyanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır.” hükmüne; 56. maddesinde, “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,%70’i üzerinden aylık bağlanır. (Ek fıkra: 04/07/2012 – 6353 S.K./68. md.) Harp okulları ile astsubay meslek yüksekokullarında veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekteyken askeri öğrenci olanlar, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Milli İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup da bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenlerin, hak sahibi yakınları veya engelliliğinin derecesi itibarıyla bu Kanun hükümlerine göre malul olduğuna karar verilenler birinci fıkra hükümlerinden aynı şekilde yararlandırılırlar. Bu suretle bağlanacak aylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 inci maddede gösterilen nispetlerde zam yapılır. Askerlik vazifesini veya yedek subaylık hizmetini başkasının yerine yaptığı anlaşılanlara aylık bağlanmaz.” hükmüne; 66. maddesinde de, “Dul ve yetim aylıkları: a) Cumhurbaşkanı iken veya ayrıldıktan sonra ölenlerin, b) İştirakçilerden fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olanlardan ölenlerin, c) Emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanlardan (Aylığa müstahak duruma girip te henüz bağlama yapılmamış olanlar dahil) ölenlerin, ç)İştirakçilerden 45 inci maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin; d) Erlerden 56 ncı maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin; e) Erlerden 56 ncı madde gereğince vazife malüllüğü aylığı alanlardan (Aylığa müstahak duruma girip te henüz bağlama yapılmamış olanlar dahil) ölenlerin, f) (Değişik bent: 09/07/1953 – 6122/3 md.) Fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olupta kesenekleri geri verilmemiş durumda olanlardan 61(…) yaşını doldurmadan ölenlerin, g)Vazife malüllüğü geçtiğinden dolayı aylığı kesilmiş ve emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilmemiş ve fiili hizmet müddetleri de 10 yılı doldurmuş bulunanlardan ölenlerin, Ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan düzenlemelerde, maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Dava konusu işleme konu olan olayda, davacının oğlunun vefat etmesi, her ne kadar askerlerin kendi arasındaki husumete dayalı olarak gerçekleşmiş gibi görünse de davacının oğlunun askerlik hizmetini ifa ederken vefat ettiği yadsınamaz bir gerçektir. Kaldı ki, davacının oğlunun vefatı sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi …Daire Başkanlığının …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında, ölüm olayında idarenin de kusurlu olduğu hükme bağlamıştır.
Buna göre, eylem ile görev arasındaki nedensellik bağı bakımından, gerçekleşen ölüm olayında vefat edenin kasti bir idaresi bulunmadığından, nedensellik bağının kesilmediği sonucuna ulaşılmakta olup, 5434 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında değerlendirilecek bir durum olmadığı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY :

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 45. maddesinde, “44 üncü maddede yazılı malüllük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malülü) denir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının oğlu er K.E.’nin, er M.Ş.B. tarafından konuşma esnasında çıkan tartışmada bıçaklandığı, bıçaklanmasını müteakip aynı gün vefat ettiği, erler arasında çıkan tartışmanın vazifenin neden ve etkisinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; olayın gelişiminde idarenin hizmet kusurunun bulunması, bu konuda açılan tazminat davası açısından önem arz etmekte olup, bu husus, vazife malullüğünün tespitinde 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.
Bu durumda; davacının oğlunun askerlik hizmetini yerine getirmek için bulunduğu koğuşta bıçaklandığı sabit olsa da, yukarıda yer verilen kanun hükmü uyarınca, gerçekleşen vefat olayının vazifenin neden ve etkisiyle meydana gelmediği bu itibarla, usul ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.