YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14508
KARAR NO : 2015/18638
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/314992
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2014
NUMARASI : 2014/25 (E) ve 2014/384 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak:
Katılan kurumun 13.02.2014 tarihli yazısı ve ekinde bulunan belgelere göre sanığın kaçak su bedelini taksitlendirdiği, ilk taksit bedeli olan 369,69 TL’yi iddianamenin kabul edildiği 07.01.2014 tarihinden önce ödediğinin anlaşılması karşısında;
6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesine göre, “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” şeklinde düzenlendiği, bu yasanın, yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihine kadar işlenen suçlar hakkında uygulanacağı, somut olayda suç tarihinin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve ödemenin de bir kısmının soruşturma, bir kısmının ise kovuşturma aşamasında yapılmış olması gözetilerek öncelikle, katılan kurumun vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre gerçek zararı bilirkişiye tespit ettirilerek, sanığın kamu davası açılmadan önce ödediği miktarın, bilirkişi tarafından hesaplanan zarar miktarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, katılan kurumun uğradığı zararın, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmiş olması halinde 5237 sayılı TCK’nın 168/5 maddesi uyarınca kamu davasının açılamayacağı ve açılmış olan davanın düşmesine karar verileceği, zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek cezanın üçte birine kadar indirileceği hususları dikkate alınmadan, TCK’nın 168/5 maddesinin uygulanma olanağı tartışılmadan, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.