YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27299
KARAR NO : 2014/33241
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2013
NUMARASI : 2011/284-2013/591
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek davalıdan kıdem, ihbar tazminatı ile sair işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, hiçbir hak ve alacağı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yazılı savunmasının alınmadığı, 17.08.2010 tarihi itibariyle fesih işleminin tesis edilmediği, rapor sonrasında işe başlatılmamak suretiyle iş sözleşmesinin eylemli olarak feshedildiği gerekçesiyle ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işverence yapılan feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususu tartışmalıdır.
Davacı, davalı işyerinde 17.08.2010 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız yere düzenlenen devamsızlık tutanaklarına dayanılarak 17.08.2010 tarihinde feshedildiğini ileri sürmüş; davalı ise davacının 16-17.08.2010 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, 17.08.2010 tarihi mesai bitimi itibariyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.
Dosya içerisindeki istirahat belgesinden davacının 13-16.08.2010 tarihleri arasında raporlu olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ve daha sonraki aşamalarda rapor sonrasında işe gitmesine rağmen işe başlatılmadığını ileri sürmediği gibi, davacı şahitlerinin bu hususta görgüye dayalı bilgileri bulunmadığı halde, mahkemece rapor sonrasında davacının işe başlatılmadığı ve savunmasının alınmadığı gerekçesiyle feshin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki haklı sebeple yapıldığı iddia edilen fesihlerde savunma alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Fesihten önce savunma alınması zorunluluğu işçinin verimliliğine ve davranışlarına dayalı geçerli sebeple yapılan fesihlere özgü olup, somut olayda bahsi geçen durum yoktur.
Dosyadaki mevcut delillerden, davacının hiçbir haklı mazereti bulunmaksızın rapor sonrasında 16-17.08.2010 tarihlerinde üst üste iki gün devamsızlık yaptığı anlaşılmakla, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi gereğince fesih haklı sebebe dayandığından kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle kabulü hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.