YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24933
KARAR NO : 2014/29054
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ : Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2014
NUMARASI : 2014/251-2014/373
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve kötüniyet tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriğine dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2014 tarih ve 2013/2507 esas 2014/1397 karar sayılı ilamı ile kötüniyet tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının reddi gerektiği ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkemece, kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının reddine karar verilmiş, sair taleplerle ilgili olarak ise bu kez, önceki kararla kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu sebeple bozma kararından sonrada mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut olayda, bozma kapsamına uygun olarak yapılan inceleme sonucunda kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının red edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.