YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15346
KARAR NO : 2015/15835
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/192445
Nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk V.. Ç..’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Osmaniye Çocuk Mahkemesinin 20/06/2011 tarihli ve 2011/42 esas, 2011/304 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/739 Esas, 2014/553 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.05.2015 gün ve 2015/10341/32479 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2015 gün ve 2015/192445 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 50/3. maddesinin emredici hükmü karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında bir yıldan az hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı Kanun’un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesinde,
2-Sanığın adli sicil kaydına göre, 5237 Türk Ceza Kanunu’nun 51/1 -a maddesi gereğince daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmediği ve gerekçede yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat belirtildiği hâlde, bu kez sanığın sabıkalı olduğundan bahisle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında,suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verildiği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.