YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16237
KARAR NO : 2015/18753
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/242300
Hırsızlık suçundan sanık İ.. K..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/7, 522/1 ve 59/son maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin (kapatılan Kadıköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 16/11/2005 tarihli ve 2004/992 esas, 2005/974 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/06/2015 gün ve 2015/12785-41900 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03/07/2015 gün ve 2015/242300 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri gereğince karar tarihi olan 16/11/2005 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde 765 sayılı Kanun hükümleriyle karşılaştırılarak 765 sayılı Kanun’un neden lehe bulunduğunun kararda gösterilmesi gerekirken, ilgili düzenlemelere muhalefet edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği, temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olup, hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. Olağan yasa yolunda bozma nedeni oluşturan her hukuka aykırılık kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilemeyecektir. 03.11.2004 tarihinde işlenen ve 765 sayılı Yasa’nın 492/7.maddesinde düzenlenen yankesicilik suretiyle hırsızlık suçunun, 5237 sayılı Yasanın hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 142/2-b maddesinde “elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle” işlenmesi şeklinde düzenlendiği ve her iki yasada öngörülen yaptırımlara göre 765 sayılı Yasa’nın lehe olduğundan tereddüt bulunmadığı dikkate alınarak, mahkemenin karşılaştırma yapmadan hüküm kurması hükümlünün hukuki durumunu etkileyen ciddi aykırılık niteliğinde olmayıp, bu konudaki kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, (İSTANBUL-ANADOLU) 21.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.11.2005 gün ve 2004/992, 2005/974 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.