YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15400
KARAR NO : 2015/15880
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Tebliğname No : 6 – 2014/106924
MAHKEMESİ : Tokat Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2014
NUMARASI : 2013/303 (E) ve 2014/15 (K)
SUÇ : Yağma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
23/12/2010 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 31/12/2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 07/10/2011 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, mağdur suça sürüklenen çocuğun elinden cep telefonunu çektiği sırada omuzunu sıktığını beyan etmiş ise de 04.11.2008 tarihli adli rapora göre darp cebir izi olmadığının belirtilmesi karşısında mahkemenin eylemi hırsızlık olarak
kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun mağdurun elinde bulunan cep telefonunu çekip almak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b. maddesine uyduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-) Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde, yasal zorunluluklar dışında, mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis
cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanırken,yasal zorunluluk gereği, daha önce hapis cezasına hükmedilmemiş ve suç tarihinde 18
yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen bir yıldan az süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-) Hırsızlık suçu ile ilgili olarak cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükmünün, yaş küçüklüğüne ilişkin TCK’nın 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 61/5. maddesine aykırı davranılmak
suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.