YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23110
KARAR NO : 2014/33722
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2013
NUMARASI : 2011/806-2013/183
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kıdem tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında fazla mesai alacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Sözkonusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Dosya kapsamından davacının, davalıya ait işyerinde 24.11.2004-01.03.2011 tarihleri arasında spor ve etkinlikler müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, yargılama sırasında dinlenen davacı şahit beyanlarına itibarla davacının haftada onbeş saat üzerinden fazla mesai yaptığı kabul edilmiş ise de, davacı şahitlerinin davacının 09:00-18:00 saatleri arasında haftada altı gün çalıştığı, zaman zaman fazla mesai yaptığına dair beyanda bulundukları görülmekle bu beyanların davacının haftada düzenli olarak onbeş saat fazla mesai yaptığı şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Dosya içeriğinden davacının haftada altı gün 09:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı, buna ek olarak haftada bir saat daha fazla mesai yaptığı anlaşılmakla, işin niteliğine ve tüm dosya münderecatına göre davacının haftada dört saat fazla mesai yaptığının kabulü gerekir. Bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 27.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.