YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28006
KARAR NO : 2014/29116
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2014
NUMARASI : 2014/19-2014/608
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka işyeri emrinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının olumsuz tutum ve davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı ile birlikte bir dönem çalışan davalı tanıklarının somut beyanlarına göre davacının işyerinde çalışma arkadaşları ve amirleri ile lüzumsuz tartışmalara girdiği, işyerinde çalışma huzurunu bozduğu, geliri ile orantısız kredi kullandığı, buna göre feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davalı işverenlikte 14.07.2008-03.01.2014 tarihleri arasında operasyon destek elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı tarafından 03.01.2014 tarihi itibariyle feshedilmiştir.
Dosya içeriğine göre; fesih bildiriminde ileri sürülen davacı işçinin olumsuz davranışlarına ilişkin fesih sebeplerinin, davalı şahitlerinin beyanları haricinde soyut ifadelerden öteye geçemediği anlaşılmıştır. Nitekim davalı işverenlik tarafından, davacının bu davranışları gerçekleştirildiğine dayanak oluşturmaya yönelik düzenlenen herhangi bir tutanak ve yazılı ihtarın bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca davacının borçluluk durumundaki olumsuzlukları gidermediği şeklindeki fesih sebebi açısından ise, bu sebeple yapılan yazılı ihtarın davacı tarafından tebellüğ tarihi olan 23.11.2010 tarihi ile yazılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği 16.12.2013 tarihine kadar bu iddiaya ilişkin olarak davalı tarafından belge veya tutanak düzenlemek şeklinde herhangi bir eylem bulunmamaktadır. Böylece feshin geçerli sebebe dayandığının davalı tarafından somut delillerle ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aksi kanaatle davanın reddine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Sonuç: Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 40,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle, 27.10.2014 tarihinde karar verildi.