Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/27845 E. 2014/29112 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27845
KARAR NO : 2014/29112
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2014
NUMARASI : 2013/1293-2014/355

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.09.2008 tarihinden iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği 25.09.2013 tarihine kadar davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, davacının 13.09.2013 tarihinden itibaren işe devamsızlık yapmasından dolayı iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih bildiriminin 02.10.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin 13.09.2013-27.09.2013 tarihleri arasında sağlık kurulu raporu aldığını, bunu davalı işverenliğe sunmasına rağmen raporun kendilerine sunulmadığından bahisle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının sözleşmesinin feshine sebep olarak gösterilen devamsızlık günlerine ilişkin sağlık kurulu raporunun işverenliğe ulaşmadığını, davacının bildirime rağmen savunma yapmadığını, raporu dava aşamasında öğrendiklerini, raporun kabul edilmediği iddiasının doğru olmadığını, davacının işe başlama talebi samimi ise müvekkil şirketin kendisini işe başlatmaya hazır olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işe devamsızlığının kanuni ve haklı mazerete dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin izinsiz ve mazeretsiz olarak devamsızlık yapması sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II-g. bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir sebebe dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmamaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı şirkete ait işyerinde şoför olarak 01.09.2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, 13.09.2013 ve 23.09.2013 tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere onar günlük iki adet sağlık raporu aldığı, davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından 25.09.2013 tarihli fesih bildirimi ile 13.09.2013 tarihinden itibaren işe devamsızlık yaptığı gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g. maddesi gereğince devamsızlık nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı 13.09.2013 ve 23.09.2013 tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere ayrı ayrı on günlük istirahat raporları almış ise de, davalı işvereni aldığı bu raporlardan haberdar etmeyerek işin aksamasına sebebiyet vermiş, davalı işverenlikçe istenen savunma talep yazısına da cevap vermemiştir. Davacının almış olduğu istirahat raporlarını davalı işverene zamanında bildirmemesi dikkate alındığında işveren yönünden iş ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemeyeceği açıktır. İşyerinde oluşacak olumsuzluklar dikkate alındığında, açıklanan bu olguların fesih için haklı sebep ağırlığında olmasa da feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Bu itibarla feshin geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 27.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.