Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/2640 E. , 2021/4760 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2640
Karar No : 2021/4760
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/a maddesi kapsamındaki istisnadan yararlanılamayacağından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ağustos dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ihtilaf konusu döneme ilişkin re’sen salınacak vergi için beş yıllık tarh zamanaşımı süresi 31/12/2015 tarihinde sona ermesine rağmen, davalı idare tarafından zamanaşımının dolmasına az bir süre kalmış olması nedeniyle 10/12/2015 tarihinde takdire sevk edildiği, ancak sevk tarihi itibarıyla ortada mükellef hakkında yapılan istisna hükümlerinin ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir inceleme, araştırma veya yoklamanın bulunmadığı ve takdire sevk işleminin salt işlemekte olan zamanaşımı süresinin kesilmesini sağlamak maksadıyla yapıldığı açık olduğundan, 31/12/2015 tarihinde zamanaşımı dolan vergi alacağı için 26/12/2016 tarihinde tebliğ edilen dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı şirketin 2010 yılında satın aldığı servis motoru için … tarih ve … sayılı istisna yazısını vermiş olan davalı idarece, bu teslim nedeniyle beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadan isitsna kapsamında olmadığı tespiti yapılarak ve bu tespite dayanılarak katma değer vergisi matrahının takdiri için takdir komisyonuna sevk işlemi gerçekleştirildiğinden, takdire sevk sebebinde ve usulüne uygun olarak verilen takdir komisyonu kararında tarhiyatı usul yönüyle kusurlandıracak bir hukuka aykırılık bulunmadığı; faaliyet alanı hazır yem imalatı, denizde yapılan kültür balıkçılığı yetiştirme ve işleme olan davacı şirket tarafından çipura-levrek üretimi yapıldığı balık çiftliğinde kullanılmak üzere alınan (hizmet teknesi) servis motorunun yasada öngörülen amaçla kullanılan deniz taşıma aracı niteliğinde olmadığından, bu teslimlerin katma değer vergisinden istisna tutulamayacağı belirtilerek takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirket tarafından satın alınan (hizmet teknesi) servis motoru tesliminin katma değer vergisinden müstesna olduğuna ilişkin … tarih ve … sayılı muafiyet belgesi verildiğinden ve idare tarafından yanlış izahat verilmesi halinde vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerektiği göz önüne alındığında, kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının katma değer vergisi aslına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114/2. fıkrasında yer alan takdir komisyonuna sevk nedeniyle zamanaşımının durmasına ilişkin düzenlemenin amacı dışında kullanıldığı, 13 Temmuz 1995 tarihinden 26 Nisan 2014 tarihine kadar yürürlükte olan 48 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde, balıkçılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılacak motor teslimlerinde Kanunun 13/a maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanılabilineceğinin açıkça düzenlendiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Bölge idare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY: Davacı adına, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/a maddesi kapsamındaki istisnadan yararlanılamayacağından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ağustos dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde tarh zamanaşımı, süre geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması şeklinde tanımlanmış olup, 114. maddenin birinci fıkrasında bu süre, vergi alacağının doğduğu yılı izleyen yıl başından başlayarak beş yıl olarak belirlenmişse de ikinci fıkradaki matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasını, zamanaşımını durduran bir neden olarak düzenleyen kural, Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarih ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararı karşısında, dava konusu tarhiyat yönünden takdir komisyonunda geçen sürenin zamanaşımını durduracağının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
2010/Ağustos dönemine ilişkin vergi ve ceza ihbarnamelerinin beş yıllık tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra 26/12/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle cezalı tarhiyat zamanaşımına uğradığından, katma değer vergisi tarhiyatı yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Davalı idarenin, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise yukarıda yazılı gerekçeyle reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin bu nedenle reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3. Bozulan kısım üzerinden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi dairesine gönderilmesine, 14/10/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde re’sen tarhiyatın, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, “yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak” takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise “72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir.” kuralına yer verilmiştir.213 sayılı Kanun’un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 10/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan inceleme sonucunda 20/12/2016 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulması üzerine, 2010/Ağustos dönemine ilişkin katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin, 26/12/2016 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Kanunun 30. maddesi karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup, takdir komisyonunca matrah takdirinde bulunulmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Zamanaşımı süresi içinde takdire sevk edilmekle işlemekte olan zamanaşımı süresinin duracağı 213 sayılı Yasanın 114. maddesi gereğidir.
Bu durumda, dava konusu vergi matrahının takdiri için 10/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmesiyle duran ve sevk tarihinden itibaren bir yıl içinde takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına girmesiyle işlemeye devam eden zamanaşımı süresi dolmadan 26/12/2016 tarihinde tebliğ edilen ihbarnameyle duyurulan vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, tarhiyata karşı açılan davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunu kısmen kabul edip kısmen reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına karşıyız.