Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/15798 E. 2015/12249 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15798
KARAR NO : 2015/12249
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2014
NUMARASI : 2010/281-2014/309

Davacılar A.. T… ve diğeri vekili Avukat S..A.. tarafından, davalılar U.. S.. ve T.. A.. ve diğeri aleyhine 06/07/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı K..S. .ve T… A vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda, olay tarihi, haberin veriliş biçimi ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, hüküm altına alınan manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

3) Davalı U..Ş.’nin temyizi yönünden;
Mahkemece R..K.. dava konusu yayınlar davalı şirketlerin isimleri bildirilerek istenilmiş, R..K.. 11/01/2008 tarihli cevabi yazısı ile üst kuruluşlarında U.. A.. ünvanlı yayın kuruluşu olmadığı, U..Ş.. yayın logosunun ise U. olduğu belirtilerek dava konusu yayınlar gönderilmiştir. Bu kapsamda davalı U..Ş.’nin dava konusu yayınların yapıldığı U. kanalı ile ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır, onun yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hükmedilen tazminat ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı U..S.. ve T… yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı U..Ş.. yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalı U..S… ve T.. A. diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.