YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31897
KARAR NO : 2014/33673
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : İzmir 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/09/2014
NUMARASI : 2014/245-2014/480
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerindeki fazla mesai uygulamasına ilişkin 30.01.2014 tarihli ve 05 nolu müfettiş raporunda yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, fazla mesai ödenmediği değerlendirmelerine itiraz ettiklerini idari işlemin geçersizliğine karar verilerek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili davanın husumet yönünden reddini, teftiş raporlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, işçi ve işveren vekili ifadelerine dayanılarak yapılan tespitlerde usul ve hukuka aykırılık bulunmayıp davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dahili davalıların çeşitli tarihlerde vermiş oldukları dilekçeleri ile fazla çalışma ücretlerinin bordrolarda adlarına tahakkuk edilip hesaplarına ödendiğinden bahisle hiçbir şekilde geçmişe dönük hak ve alacaklarının bulunmadığını, işveren ve işveren vekilini gayrikabil rucü olarak kesin ve geri dönülmez şekilde ibra ettiklerini bildirdikleri gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davalı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürüğü, İzmir Çalışma ve iş Kurumu İl Müdürlüğü yönünden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasında, “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi ispatlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararma karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez” hükmü yer almıştır.
Dosya içeriğine göre; davanın, şikayet üzerine işyerinde günlük azami çalışma süresinin aşılıp aşılmadığı, fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediğine dair tespit içeren iş müfettişi raporuna itiraz niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasına göre iş müfettişi raporunun işçi alacaklarına ilişkin kısmına karşı taraflarca dava açılabilecektir. İş müfettişi raporunun işçi alacaklarına ilişkin kısmı ise bireysel başvurulara karşı iş müfettişinin yaptığı tespitlere ilişkindir. Oysa somut olayda fazla mesai ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle kuruma başvuruda bulunulduğu, başvurunun da somut olarak işçi isimleri gösterilerek yapılmayıp soyut nitelik arz ettiği görülmektedir. Bu başvuru üzerine ise iş müfettişi tarafından işçilerin beyanları değerlendirilerek tespitte bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere; iş müfettişinin iş yerinde uygulanan çalışma sürelerine ve fazla mesai ücretlerine ilişkin yaptığı tespit, 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen somut işçi alacağının tespitine yönelik değildir. Rapor genel nitelikte tespit içerir bir rapor olup itirazı kabil raporlardan değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davanın usulden reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.