YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13107
KARAR NO : 2015/18930
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
Tebliğname No : 6 – 2014/2090
MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/282 (E) ve 2013/764 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 06.03.2013 tarih ve 2009/25780 E. – 2013/4056 K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve bozma ilamında sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılabileceğinin belirtildiği, mahkemece bu suçlardan suç duyurusunda bulunulduğu ve bu suçlardan açılan iki farklı kamu davasının bozma sonrası hırsızlık suçundan yargılamanın yapıldığı İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/282 Esas sayılı ile dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve bahse konu dosyada birleşen İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/383-430 E.-K. ve İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/569-570 E.-K. sayılı dosyalarının temyize konu dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanıklar yakalandığında suça konu eşyaları verdikleri kişi olan Feridun Tuncer’in ismini söyleyerek, bu kişinin de satmış olduğu birtakım eşyaları C. K. isimli kişiye sattığını beyan etmesi üzerine bazı eşyaların müştekiye iadesini sağlamışlarsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanıkların, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanıklar tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanıklar hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.