YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16336
KARAR NO : 2014/25140
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2013
NUMARASI : 2013/246-2013/26
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat M.. A.. ile karşı taraf adına Avukat A.. S.. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.02.2007-31.12.2009 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde ustabaşı olarak çalıştığını, çalıştığı inşaatın sona ermesiyle iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalılara ait işyerinde 23.08.2007-31.12.2009 tarihleri arasında toplam iki yıl dört ay sekiz gün çalıştığı kabul edilerek dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. Ancak, davacının sigortalı hizmet cetvelinde 23.08.2007-26.11.2007 tarihleri arasında 100.. sicil sayılı dava dışı H.. K.. unvanlı işyerinde, 27.11.2007-23.06.2008 tarihleri arasında 1104203 sicil sayılı davalı şirkete ait işyerinde, 23.06.2008-17.02.2009 tarihleri arasında 1000288 sicil sayılı dava dışı H.. K.. unvanlı işyerinde, 02.03.2009-19.01.2010 tarihleri arasında 1090.. sicil sayılı dava dışı S.. Kumaşçılık Teks. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde çalıştığı görülmektedir.
Davacı asil mahkeme huzurunda verdiği yeminli beyanında, 01.02.2007 tarihinde davalılardan F.. O.. ile ortaklık sözleşmesi imzaladığını, ancak ortaklığın faaliyete geçmediğini, sonrasında F… Kozmetik’in işyeri inşaatı işinde çalışmaya başladığını, bu inşaatı davalı şirketin yaptığını öne sürmüştür. Davacı ve davalı tanıkları, F… Kozmetik’in inşaatının davalı şirket tarafından yapıldığını, yaklaşık iki yıl kadar inşaatın sürdüğünü beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları, davacının F… Kozmetik’in inşaatında sürekli çalıştığını, davalı tanıkları ise, söz konusu inşaata davacının haftada 2-3 gün geldiğini belirtmişlerdir. Bu durumda, davacının sigortalı hizmet cetvelinde yer alan dava dışı işyerlerinde geçen çalışma süreleri içinde davalılar tarafından yapıldığı belirtilen F… Kozmetik’in inşaatında çalışıp çalışmadığı netlik kazanmamıştır. Öte yandan, davalı şirket ile sigortalı hizmet cetvelinde yer alan dava dışı işyerleri arasında hukuki bir bağ olup olmadığı da belli değildir. Ayrıca, mahkemece davacının her iki davalı ile iş sözleşmesi çerçevesinde çalıştığı gerekçesiyle hüküm altına alınan alacakların her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davalılardan F.. O..’un diğer davalı şirketin müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalılardan F.. O..’un kendi adına yaptığı inşaatta davacının çalışıp çalışmadığı tespit edilmeden ve bu konu karar gerekçesinde tartışılmadan, anılan davalının da sorumluluğuna karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmaktadır. Hakim, maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. 6100 sayılı Kanun’un hakimin davayı aydınlatma görevini düzenleyen 31. maddesinde yer alan hükmü gereğince, davacının hizmet süresi ve davalılardan F.. O..’un sorumluluğu konusunda taraflardan ek delil istenmeli, taraf tanıkları yeniden dinlenilerek, çelişkili hususlar giderilip, açık olmayan hususlarda ek beyanları alınmalı, konu aydınlatılmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.