Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16261 E. 2015/18751 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16261
KARAR NO : 2015/18751
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/249195

Hırsızlık suçuna yardım etme suçundan sanık M.. F..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 39/1,2-c maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair KARTAL 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2009 tarihli ve 2009/90 esas, 2009/872 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli ve 2009/90 esas, 2009/872 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.06.2015 gün ve 2015-13339/42946 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 gün ve 2015/249195 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hırsızlık eylemine katılan sanık A. A. ve arkadaşlarının müştekinin evinden çaldıkları kasayı bir inşaata götürüp bırakmalarından sonra, sanık Muhittin’in de kendilerine katılarak kasayı başka bir inşaata taşımaları ve ardından hep birlikte açarak içindeki paraları ve altınları alma şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, hırsızlık suçunun, kasanın sanık Ali ve arkadaşları tarafından inşaata bırakılmasıyla tamamlandığı, sanık Muhittin’in kendisinden önce getirilmiş kasanın başka bir inşaata taşınarak spiral aleti ile açılmasından sonra paraların bir kısmını kabul etme şeklinde gerçekleşen eyleminin hırsızlık suçuna yardım etme değil, 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma isteminin İstanbul Anadolu 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2014 günlü aynen infaza ilişkin ek kararına yönelik olduğu belirlenmekle yapılan incelemede;
TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca erteleme halinde, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine, TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararının, infaz koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret inceleme ile verilmiş olması ve bu kararla kesinleşmiş hükmün içeriğindeki aykırılıkların düzeltilmesi olanağının bulunmaması karşısında, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkin kanun yararına bozma isteminin aynı mahkemenin 30.09.2009 günlü kesinleşmiş mahkumiyet kararına yönelik olması gerekeceğinden, Kartal 4. Asliye Ceza (İstanbul 16.Asliye Ceza) Mahkemesinin 30.09.2009 gün ve 2009/90-872 sayılı kararına yönelik Kanun yararına bozma isteminde bulunulmasının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.