YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13868
KARAR NO : 2015/16098
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/299442
MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2014
NUMARASI : 2013/574 (E) ve 2014/308 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın
bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, sanığın savunmasında ödeme yaptığını beyan ettiği dikkate alınarak, bilirkişi raporunda müşteki kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararının hesaplanmadığı anlaşılmakla, bilirkişiye suça konu tutanak nedeniyle müşteki kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı hesaplattırılıp, sanık tarafından davaya konu tutanak nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı katılan kurumdan sorularak, varsa yapılan ödemenin bilirkişi tarafından hesaplanan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını karşılayıp karşılamadığı belirlenip, zarar karşılanıyor ise sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, karşılamıyor ise cezasız ve vergisiz gerçek zarardan varsa sanık tarafından yapılan kısmi ödemenin mahsubuyla eksik kalan miktar da belirtilmek suretiyle “müşteki kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararından eksik kalan miktarı gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair usulüne uygun bildirimde bulunup, sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek sonucuna göre karşılıksız yararlanma suçundan sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) 05.05.1995 tarihli mühürleme tutanağında mühür pens numarası bulunmadığından mühürleme tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı mühür bozma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
3) Mühür bozma suçu yönünden kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b) Mühür bozma suçunun giderilmesi gereken herhangi bir zarar doğurmadığı ve sanığın adli sicil kaydındaki eski tarihli sabıkaların silinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığı anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydındaki sabıkaların silinme koşullarının
oluşup oluşmadığı araştırılıp, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, sabıkalı kişiliğine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği halde, “sanığın sabıkasız kişiliğine göre suç işleme eğilimi değerlendirilmiş olup cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkemece kanaat oluştuğundan” biçimindeki çelişkili gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, karşılıksız yararlanma suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.