YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22111
KARAR NO : 2014/31923
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2011/803-2013/331
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait işyerinde 14.11.2002 – 22.11.2011 tarihleri arasında, imalat sorumlusu olarak, en son aylık 1.200,00 TL net ücretle çalıştığını, davacının is sözleşmesinin davalı işveren tarafında haksız olarak feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacağı, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, ücret alacağı, asgari geçim indirimi alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebi ile haklı olarak feshedildiğini, davacının çanta içinde bakır hurdaları işyerinden çıkartırken müvekkili işveren tarafından yakalandığını, işyerinin küçük bir işyeri olduğunu, davacının bir daha aynı davranışta bulunmayacağını beyan etmesi üzerine işine devam etmesine karar verildiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, bir kısım alacaklarının elden ödendiğini, tüm yıllık izinlerinin kullandırıldığını, hafta tatillerinde çalışmadığını, ulusal bayram genel tatil günleri ücretlerinin ödendiğini ve tüm bu sebeplerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı tarafın davacının izinsiz olarak bakır telleri almasına yönelik temyiz itirazının, bu hususun fesih sebebi yapılmamış olması ve cevap dilekçesinde de bunun fesih sebebi olarak belirtilmemiş olması karşısında bozma sebebi yapılmamış olup sadece ücreti vekalete ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, takdiri indirim ile ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda, takdiri indirim gözetilerek davacının reddedilen alacak taleplerinin toplam tutarı 14.062,00 TL olduğu, mahkemece davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesine uyarınca bu tutarın %12’si olan 1.687,44 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde 481,47 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 11. bendinde yazılı “ …reddedilen miktar yönünden ise 481,47 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak, yerine “…reddedilen miktar yönünden ise 1.687,44 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” cümlesinin hükme eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 00,90 TL’nin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.