Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/24223 E. 2014/33196 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24223
KARAR NO : 2014/33196
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2009/577-2013/237

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, hakkaniyet indirimi ile ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilenemediğinden, fazla çalışma ücretinden yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda, hesap bilirkişisi tarafından hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak kalan kısım hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, dava ve ıslah dilekçeleri dikkate alındığında, davacının takdiri indirim dışında da talep ettiği dava konusu alacaklardan bir kısmının reddine karar verildiği görülmektedir. Mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti hesaplanırken, takdiri indirimden dolayı reddedilen alacak miktarlarının da dikkate alınması isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasında yer alan,
“Red edilen miktar üzerinden davalı vekili yararına takdir edilen 2.083,85 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerlerine,
“Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesap olunan 440,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa, aşağıda yazılı temyiz giderinin 0,90 TL’nin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.