Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21518 E. , 2021/11310 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21518
Karar No : 2021/11310
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Valiliği
VEKİLİ : Av. … 2- …Bakanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : …Organize Sanayi Bölgesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın parselasyona ilişkin kısmının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, … Mahallesi, …Köyü, …pafta, …, …, …ve …parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının …tarih ve …sayılı kararıyla onaylanan parselasyon ile dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarının
iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararında, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosya içerisinde yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarının birbiriyle uyumlu olduğu, planların ölçeği ve detay düzeyine uygun şekilde yapılaşma koşullarının alt ölçekli planda belirlendiği, dava konusu imar planlarıyla davacının taşınmazlarına getirilen kullanım kararlarının üst 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararları ile çelişmediği, uyuşmazlık konusu alana ilişkin geçmiş tarihli tespitler ve üst ölçekli planların alana ilişkin genel hedef ve ilkeleri dikkate alınarak davacıya ait …, …ve …parsel sayılı taşınmazların kısmen zeytinlik kullanımına ayrılmasının ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi amacıyla taşınmazlara 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile E:0.10 yapılaşma koşulu getirilmesinin, diğer uyuşmazlık konusu …parsel sayılı taşınmazın da kısmen E:0.70, hmax:serbest yapılaşma koşullarında sanayi alanı kullanımına ayrılmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu, …, …ve …parsel sayılı taşınmazların bir kısmında öngörülen 15 metre genişliğinde yol alanının da planda atanan işlevi yerine getirmek için uygun genişlik ve güzergaha sahip olduğu, dava konusu parselasyona ilişkin olarak, düzenleme sınırının imar mevzuatına uygun şekilde belirlendiği, düzenleme ortaklık payının %16,49 oranı ile yasal sınırlar içerisinde kaldığı, düzenleme sahası içinde kapanan yolların davalı idare adına ihdas edilmediği, parselasyon sonucunda davacıya ait tüm parsellerin aynı konumda oluşturulan imar parsellerine tahsis edildiği, taşınmazların zeytinlik alanda kalan kısımlarından düzenleme ortaklık payı (DOP) ve kamu ortaklık payı (KOP) kesintileri yapılmadığı, tahsis yeri açısından dava konusu parselasyonun dağıtım ilkelerine ve İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde belirtilen koşullara uygun olduğu, ancak KOP oranının, düzenleme sahası içinde DOP kesildikten sonra kalan alan olan imar adalarının yüzölçüme göre hesaplanmasının anılan Yönetmeliğin 12. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarına ilişkin kısım yönünden davanın reddine, parselasyon işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve tarafların istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : KOP oranının hem kadastro parselleri toplamına, hem de imar parselleri toplamına oranlama yapılmak suretiyle hesaplanmasının mümkün olduğu, bu iki hesaplama yönteminde DOP ve KOP oranları birbirinden farklı belirlenmekle birlikte nihai olarak imar parsellerine tahsis edilen alan büyüklüğünün değişmediği, önce DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan imar adalarının yüzölçüme göre KOP oranının hesaplanmasının neden uygun olmadığına ilişkin bilirkişi raporunda hiçbir teknik ve hukuki açıklamaya yer verilmediği, dava konusu parselasyonda yapılan DOP ve KOP hesaplaması ile bilirkişilerin yapılması gerektiğini iddia ettiği hesaplama sonunda oluşacak DOP, KOP ve imar parsellerine tahsis alanlarında miktar olarak herhangi bir değişiklik oluşmayacağı, kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Kararın temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın anılan parselasyona ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının parselasyona ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10.03.2015 tarihinde onaylanarak, 07.07.2015 tarihinde kesinleşmiş olup söz konusu imar planları ile mülkiyeti davacıya ait …parsel sayılı taşınmaza “15 metre genişliğinde yol alanı”, “sanayi alanı” işlevleri, …ve …parsel sayılı taşınmazlara “15 metre genişliğinde yol alanı”, “zeytinlik alanı” işlevleri, …parsel sayılı taşınmaza “zeytinlik alanı” işlevi getirilmiş, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunda zeytinlik alanı için E:0.10 yapılaşma koşulu, sanayi alanı için E:0.70, hmaks:serbest yapılaşma koşulu öngörülmüştür.
Anılan imar planı revizyonları doğrultusunda alanda yapılan dava konusu parselasyonda, davacının taşınmazlarının zeytinlik alanda kalan kısımlarından DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapılmamıştır.
Buna göre; dayanak imar planında zeytinlik işlevinde kalan 2.900 m2 büyüklüğündeki …parsel sayılı taşınmazdan gelen hisselerin tamamına karşılık aynı yerde, aynı büyüklükte oluşturulan zeytinlik işlevli yeni …ada, …parsel sayılı taşınmaz müstakil şekilde davacıya tahsis edilmiştir.
İmar planında kısmen yol alanı, kısmen zeytinlik alanı işlevinde kalan 8.300 m2 büyüklüğündeki …parsel sayılı taşınmaz ile 2.100 m2 büyüklüğündeki … parsel sayılı taşınmazın yol alanı işlevinde kalan sırasıyla 617,55 m2 ve 154,38 m2 büyüklüğündeki kısımlarından DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapıldıktan sonra kalan hisseler, mülkiyeti davacıya ait olan eski …sayılı kadastro parseli ile aynı yerde oluşturulan sanayi alanı işlevli yeni …ada, …parsel sayılı taşınmaza aktarılmış, anılan kadastro parsellerinin zeytinlik alanı işlevinde kalan kısımlarından ise DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapılmayarak aynı yerde, aynı büyüklükte oluşturulan zeytinlik işlevli yeni …ada, …ve …parsel sayılı taşınmazlar müstakil şekilde davacıya tahsis edilmiştir.
İmar planında kısmen yol alanı, kısmen sanayi alanı işlevinde kalan 6.250 m2 büyüklüğündeki … parsel sayılı taşınmazdan DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapıldıktan sonra davacının kalan 5.008 m2’lik hissesi, aynı yerde 5.219 m2 büyüklüğünde oluşturulan sanayi alanı işlevli yeni … ada, … parsel sayılı taşınmaza tahsis edilmiş, bu şekilde davacıya ait eski …sayılı kadastro parseli ile aynı yerde oluşturulan yeni …ada, …sayılı sanayi parseli, davacının eski …ve …sayılı kadastro parsellerinin yolda kalan kısımlarından gelen hisselerin de birleştirilmesi suretiyle davacıya müstakil şekilde tahsis edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde; düzenleme sahasında bulunan okul, hastane, kreş, belediye hizmet veya diğer resmi tesis alanı gibi umumi tesislere ayrılan alanların parselleri düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilmek suretiyle hisselendirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar” başlıklı 10. maddesinde ise; “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır.
a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.
b) Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır.
c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, imar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından genel olarak; uyuşmazlık konusu taşınmazların zeytinlik vasfının bulunmadığı, mahallinde inceleme yapılmadan hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları ile taşınmazlara zeytinlik işlevi getirilmesinin hatalı olduğu, …Asliye Hukuk Hakimliğinin E:…sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 30.04.2013 tarihli bilirkişi raporu ile taşınmazların zeytinlik vasfını yitirdiğinin tespit edildiği, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi içinde zeytin yetiştirilmesi zaten mümkün olmayacağından plan kararlarının rasyonel ve uygulanabilir olmadığı, taşınmazların zeytinlik alanda kalan kısımlarından gelen hisselere karşılık sanayi alanı işlevli başka bir taşınmazda tahsis yapılmaması yönüyle parselasyonun imar mevzuatına ve dağıtım ilkelerine aykırı olduğu, mevcut durumda üzerinde 1 adet zeytin ağacı bulunmayan taşınmazların bu vasfının kaldırılarak sanayi alanı işlevi getirilmesi gerektiği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın ağırlıklı olarak, organize sanayi bölgesi içinde kalan davacıya ait kadastro parsellerine sanayi alanı işlevi yerine kısmen veya tamamen zeytinlik alanı işlevi getirilmesinden, diğer bir ifade ile dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarında öngörülen kullanım kararlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın imar planı revizyonlarına ilişkin kısmı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun …Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararıyla reddedildiği, anılan karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmemekle birlikte, davalı idarelerin temyiz dilekçelerine karşı sunulan cevap dilekçesinde temyiz istemine yönelik çelişkili ifadelere yer verilmesi nedeniyle Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2021 tarih ve E: …sayılı ara kararı ile davacıdan anılan kararın imar planlarına ilişkin kısmının temyiz edilip edilmediğinin sorulduğu, cevaben davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 15.09.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu imar planlarına ilişkin kısım yönünden temyiz isteminde bulunulmadığının açıkça beyan edildiği, bu suretle dava konusu imar planı revizyonlarına ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda temyiz isteminin konusunu oluşturan parselasyona yönelik davacının iddiaları doğrultusunda somut uyuşmazlık ele alındığında, parselasyonda DOP ve KOP oranlarının hatalı hesaplandığına, davacının taşınmazlarından olması gerekenden fazla miktarda DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapıldığına dair herhangi bir iddianın ileri sürülmediği, sadece dayanak imar planında zeytinlik alanı işlevinde kalan taşınmazlardan gelen davacı hisselerinin sanayi alanı işlevli imar parsellerine değil, yine zeytinlik alanı işlevli imar parsellerine tahsis edilmesinin imar mevzuatına ve dağıtım ilkelerine aykırı olduğu şeklinde iddiayla davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, Prof. Dr. …, …ile …’tan oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla 20/11/2018 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının düzenlemeye dahil edilen kadastro parsellerinin tamamının aynı yerde oluşturulan imar parsellerine tahsis edildiği, taşınmazların zeytinlik alanda kalan kısımlarından DOP kesintisi ve KOP hisselendirmesi yapılmadığı, tahsis yeri açısından dava konusu parselasyonun dağıtım ilkelerine ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesine uygun olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmekte olup raporun bu kısmı Dairemizce de hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunmuştur.
Öte yandan dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda her ne kadar; KOP oranının, kamu hizmet tesis alanları toplamının, düzenlemeye giren taşınmazların toplam miktarına oranlanması suretiyle hesaplanması gerekirken, dava konusu parselasyonda KOP hesabının imara tahsis edilen parsellerden, yani imar adalarının toplamı olan 2.771.738,36 m2 yüzölçümü üzerinden yapıldığı, DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan alan olan imar adaları toplamına göre KOP hesaplaması yapılmasının anılan Yönetmeliğin 12. maddesine aykırı olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiş ve raporun bu kısmına itibar edilerek parselasyonun iptaline karar verilmiş ise de, dava konusu parselasyona karşı düzenleme sahasında yer alan farklı bir taşınmazın maliki tarafından …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında açılan davada, bu dosyadaki bilirkişi raporunda da imzası bulunan Prof. Dr. …, …ile Dr. …’den oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla 23/06/2017 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; dayanak 1/1000 ölçekli uygulama imar planında farklı kamu hizmetlerine ayrılan toplam 109.528,05 m2 büyüklüğünde 20 adet parsel öngörüldüğü, bu doğrultuda dava konusu parselasyonda muhtelif kamu hizmet alanlarına (mesleki eğitim alanı, kültür tesisi alanı, itfaiye alanı, demiryolu hizmet alanı, botaş, trafo alanına) ayrılan parseller oluşturulduğu, söz konusu alanlar için KOP oranının 0,0475095 olarak hesaplandığı ve düzenlemeye giren taşınmazların alanları oranında bu parsellerde hisselendirildiği, bu yönüyle dava konusu parselasyonun İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine uygun olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddi yolunda …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.
Buna göre, bakılan dosyadaki bilirkişi heyeti ile …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasındaki bilirkişi heyeti içinde yer alan 2 bilirkişinin aynı kişiler olmasına ve bakılan davada düzenlenen bilirkişi raporunun sonraki tarihli olmasına karşılık, KOP hesaplaması yönünden aynı parselasyon işlemine yönelik birbiriyle tamamen aksi yönde değerlendirmelere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda, dava konusu parselasyonda uygulanan hesaplama yöntemi ile dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda olması gerektiği belirtilen hesaplama yöntemi arasında DOP ve KOP oranları ile nihai olarak imar parsellerine tahsis edilen alan büyüklüğü yönlerinden farklılık oluşup oluşmadığının, her iki yönteme göre hesaplama yapılarak somut şekilde ortaya konulması gerekirken, sadece kamu hizmet alanları toplamının, kadastro parselleri toplamına değil de imar parselleri toplamına oranlanması suretiyle KOP hesaplanmasının mevzuata aykırı olduğuna dair yüzeysel ifadelere yer verildiği, kaldı ki aynı parselasyona karşı açılan diğer davada iki bilirkişinin ortak olduğu heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda tam aksine KOP hesaplamasının mevzuata uygun olduğuna dair değerlendirmelere yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda dosyada düzenlenen bilirkişi raporunun bu kısmının çelişkili ve yetersiz olduğu, bu nedenle hükme esas alınmasına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının parselasyona yönelik tek somut iddiası olan tahsis yeri yönünden dava konusu işlemin dağıtım ilkelerine uygun olduğunun anlaşılması, diğer taraftan düzenleme sahasında ayrılan kamu hizmet alanları toplamının, imar parselleri toplamına oranlanması suretiyle KOP oranının hesaplanmasında imar mevzuatına aykırılık bulunmaması karşısında, parselasyona ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, söz konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarına ilişkin kısım yönünden davanın reddine, parselasyonun iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın temyiz istemine konu edilen parselasyona ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.