Danıştay Kararı 5. Daire 2021/8044 E. 2021/3108 K. 13.10.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/8044 E.  ,  2021/3108 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8044
Karar No : 2021/3108

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair …tarihli ve …sayılı işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince verilen kararın, davacıya usulüne uygun olarak 09/07/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin 14/10/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, 09/07/2019 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin son gününün adli tatile rastladığı, istinaf süresinin adli tatil nedeniyle 07/09/2019 tarihine (Cumartesi) kadar uzadığı ve hafta sonunu müteakip 09/09/2019 tarihinde (Pazartesi günü) sona erdiği, davacının ise belirtilen tarih geçtikten sonra 14/10/2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile istinaf talebinde bulunduğu, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALAR : Davacı tarafından, tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair …tarihli ve …sayılı işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
…. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karar davacıya tebliğ edilmek üzere davacının bilinen adresine tebligata çıkarılmış, 09/07/2019 tarihinde davacının ikamet ettiği sitenin güvenlik görevlisine “aynı çatı altında çalışanı” sıfatıyla tebliğ edilmiştir.
Anılan tebligatı usulüne uygun kabul eden …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla 14/10/2019 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından karardan 17/09/2019 tarihinde haberdar olunduğu belirtilerek istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘İptal ve tam yargı davaları’ başlıklı12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü, ‘Tebliğ işleri ve ücretler’ başlıklı 60. maddesinde; “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır…” hükmü düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ‘Bilinen adreste tebligat’ başlıklı 10. maddesinde; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü, ‘Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina’ başlıklı 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca davacıya tebliğ edildiği; tebliğ mazbatasına; “muhatap o anda dışarıda olması sebebiyle aynı çatı altında çalışanı …’e tebliğ edildi. ” şeklinde posta memuru tarafından şerh düşüldüğü; tebliğ memurunca tebliğ olunacak evrakın, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edilmesi ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılması, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekirken, bu esaslara uyulmadan yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, istinaf süre ret kararının kaldırılarak, davacı tarafından ibraz edilen 14/10/2019 havale tarihli istinaf dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmek suretiyle tekemmülünün sağlanmasından sonra esas yönünden karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.