Danıştay Kararı 10. Daire 2021/1771 E. 2021/4711 K. 13.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1771 E.  ,  2021/4711 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1771
Karar No : 2021/4711

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- …. 4- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’ın 20/03/2014 tarihinde Adana-Ankara Karayolu, … Deresi mevkiinde bulunan park alanında …. Komutanlığı ve Niğde Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin trafik uygulaması yaptığı sırada meydana gelen terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinde terör saldırısı olabileceğine yönelik alınan ihbar üzerine yapılan trafik uygulaması sırasında gerekli emniyet tedbirlerini almayan idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, davacı … için 119.109,65 TL maddi, 80.000,00 TL manevi; diğer davacıların her biri için 10.000,00’er TL maddi, 40.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 349.109,65 TL tazminatın 20/03/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacılar yakınının, terör saldırısı olacağı yönünde alınan ihbar üzerine gerçekleştirilen yol uygulaması sırasında ortada tehlikeli bir durum olduğu sabit olmasına rağmen güvenli bölgeye alınmaksızın bekletilmesi sırasında meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin ağır ihmali ve hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı … için 119.109,65 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 140.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacılar yakınının polis olduğu, yakınlarının bu olay nedeniyle uğradıkları zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, hizmet kusuru ilkesi kapsamında değerlendirme yapan İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığı ayrıca hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek tarafların istinaf başvurularının açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayın bir terör eylemi olması nedeniyle 5233 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacıların maddi ve manevi zararlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını …, …. tarihinde ….Karayolu, … Deresi mevkiinde bulunan park alanında … İlçe Jandarma Komutanlığı ve Niğde Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin trafik uygulaması yaptığı sırada meydana gelen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.
Davacılar tarafından, terör saldırısı yapılacağına ilişkin ihbar alan davalı idarenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan davacıyı aracıyla birlikte park alanında bekletmesi sonucu meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla yakınlarının ölümü sebebiyle uğradıklarını ileri sürdükleri maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.”; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ”Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.”; 9. maddesinde, ”Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.”; Ek 1. maddesinde – (Ek: 4/7/2012-6353/80 md.) (Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/90 md.) (9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, çalışma gücü kaybı; a) Yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde altmışı tutarında, b) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde sekseni tutarında, c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen malullerin kendilerine tamamı tutarında, ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine ise tamamı üzerinden yapılacak paylaştırma tutarında, aylık bağlanır. (Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/90 md.) Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen bu aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığından tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A) Temyize konu Bölge idare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının “davacılar yakınının polis memuru olduğu, bu nedenle yaşanan terör saldırısı nedeniyle hayatını kaybetmesi sonucu oluşan zararlardan davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğu” gerekçesiyle reddedildiği görülmekte ise de yalnızca davalı idarenin temyiz başvurusuyla sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; davacılar yakınının polis memuru olmadığı, kargo şirketi çalışanı olduğu; diğer yandan, meydana gelen olayın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek davacılardan …’a Niğde Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 16/10/2014 tarih ve 2014/04 sayılı kararıyla aynı Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca maaş bağlandığı da görülmektedir.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince yukarıda yer verilen hususlar göz önünde bulundurularak davacıların maddi tazminat istemleri yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi;
Bölge İdare Mahkemesince kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 140.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Meydana gelen olayın terör saldırısı olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacıların yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle uğradıkları manevi zararın davalı idarece sosyal risk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği açıktır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, … tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.