Danıştay Kararı 10. Daire 2019/4923 E. 2021/4692 K. 12.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/4923 E.  ,  2021/4692 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4923
Karar No : 2021/4692

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait işyerinde çalışanlara yönelik 2014/12 ve 2015/1,2 dönemlerine ilişkin işe giriş bildirgesini, aylık prim hizmet belgeleri ile 2015/1,2,3 dönemlerine ilişkin işten ayrılış bildirgelerinin süresinde kuruma vermediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi gereğince 55.216,00 TL idari para cezası kesilmesi işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 23/07/2015 tarih ve 2015/46 sayılı Şanlıurfa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İdari Para Cezası İtiraz Komisyonu kararının iptali istenmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; … adıyla faaliyet gösteren davacıya ait iş yerinde kolluk güçleri tarafından farklı tarihlerde yapılan sonucunda dört denetim tutanağı düzenlendiği, 31/12/2014 tarihli denetime istinaden tutulan tutanakta işyeri çalışanlarına ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği ve ikinci kez işe giriş bildirgesi verilmesini gerektirecek bir durumun oluşmadığı görüldüğünden, bu tarihli tutanağa dayanarak …adlı şahıs için işten ayrılış bildirgesi verilmesi gerektiğinden, “…, …., ….” adlı şahıslar için ve …. adlı şahıs için ikinci kez işe giriş bildirgesi verilmesi gerektiği tespiti ve bu fiilin 1 yıl içerisinde tekrar ettiği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin a fıkrasının 3. bendi uyarınca her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarınının hesaplanmasına ilişkin kısım ile 2014/12 dönemi için aylık destek prim belgelerinin süresinde verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin c/4 bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası hesaplanmasına ilişkin kısımlarda idari para cezasında hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin anılan kısımlarının iptali, dava konusu işlemin 30.01.2015 tarih ve 1336 sayılı, 11/02/2015 tarih ve 5196 sayılı ve 09/03/2015 tarih ve 2815 sayılı yazılara istinaden düzenlenen “…, …(bir adet), … ve … (31/12/2014 tarihli tutanağa istinaden yapılan tespit geçersiz sayıldığından bir adet) adlı şahıslara dair 2015/1,3. dönemlerine ilişkin işe giriş bildirgelerinin süresinde kuruma verilmediğinin tespiti ve bu fiilin 1 yıl içerisinde tekrar ettiğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin a fıkrasının 3. bendi uyarınca her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarınının hesaplanmasına ilişkin kısım, … dışındaki 7 (yedi) çalışanın işten çıkış bildirgelerinin verilmemesine ilişkin kısım ile 2015/1,2 dönemlerine ait aylık prim hizmet belgesinin süresinde kuruma vermediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin c/4 bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarının hesaplanmasına ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle anılan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu idari para cezasının Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün tutanaklarına istinaden verildiğinin, ancak bu tutanakların kendisince imzalanmadığı ve bir suretinin teslim edilmediği, tutanakta isimleri geçen ….’ün kardeşi olduğu ve o tarihte … Üniversitesinde öğrenci olduğu, …’in dosyaya sunulan vergi levhasında görüleceği üzere kendine ait iş yeri olup uyuşmazlığa konu kafe ile ilgisinin ile ilgisinin olmadığı, ….’nun müşteri olduğu, …, …. ve …’ın ise kısa süre çalışan olduğu, ancak tutanak tarihinde iş yeri ile ilgisinin olmadığı, dolayısıyla tutanakların asılsız olduğu, bu itibarla Mahkemece davanın tamamen kabulü ile işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddedilmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacıya ait iş yerinde kayıtdışı çalışanların bulunduğunun kolluk kuvvetlerince tespit edildiği, tespitlerinin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği Mahkeme kararının işlemin iptaline ilişkin kısmının eksik incelemeye dayalı olduğu, usul ve yasaya aykırı bulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin ise gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; kolluk kuvvetleri tarafından davacıya ait işyerinde çeşitli zamanlarda yapılan denetimler sonucunda kayıt dışı personel çalıştırıldığının tespit edildiği, anılan tespitler sonrasında, … dönemlerine ilişkin işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri ile 2015/1-3 dönemlerine ilişkin işten ayrılış bildirgelerinin süresinde kuruma verilmediğinden bahisle … tarih ve … sayılı işlem ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle davacıya 55.216,00 TL TL idari para cezası verilmesi işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı … İl Müdürlüğü İdari Para Cezası İtiraz Komisyonu kararı üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ”Sigortalı bildirimi ve tescili” başlıklı 8. maddesinde, “İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür… Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır. Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemesine; dava konusu idari para cezasına esas alınan ”Kurumca verilecek idarî para cezaları” başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3 nolu alt bendinde, “İş yeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendinde sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. ” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin “… adlı şahıslara ilişkin işe giriş bildirgelerinin kuruma süresinde verilmediği tespiti ve bu fiilin 1 yıl içerisinde tekrar ettiği gerekçesiyle 5510 sayılı Yasanın 102. maddesinin a fıkrasının 3. bendi uyarınca her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarınının hesaplanmasına ilişkin kısım ile … adlı şahsın işten ayrılış bildirgesinin verilmediği ve 2014/12 dönemi için aylık destek prim belgelerinin süresinde verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin c/4 bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarının hesaplanmasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin “…. adlı şahıslara ilişkin işe giriş bildirgelerinin kuruma süresinde verilmediği tespiti ve bu fiilin 1 yıl içerisinde tekrar ettiği gerekçesiyle 5510 sayılı Yasanın 102. maddesini a fıkrasının 3. bendi uyarınca her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarınının hesaplanmasına ilişkin kısım ile … adlı şahsın işten ayrılış bildirgesinin verilmediği ve 2014/12 dönemi için aylık destek prim belgelerinin süresinde verilmediği gerekçesiyle 5510 sayılı Yasanın 102. maddesinin c/4 bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarının hesaplanmasına ilişkin anılan kısımlarının” iptaline ilişkin bölümü usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Nasir Oran dışındaki 7 (yedi) çalışanın işten çıkış bildirgelerinin verilmemesine ilişkin kısım ile 2014/12 ile 2015/1,2 dönemlerine ait aylık destek prim belgesini süresinde kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin c/4 bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarının hesaplanmasına ilişkin kısımları yönünden incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin anılan kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin “… (31.12.2014 tarihli tutanağa istinaden yapılan tespit geçersiz sayıldığından bir adet) adlı şahıslara dair 2015/1,3.dönemlerine ilişkin işe giriş bildirgelerinin süresinde kuruma verilmediğinin tespiti ve bu fiilin 1 yıl içerisinde tekrar ettiği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesini a fıkrasının 3. bendi uyarınca her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarının hesaplanmasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır.
Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için, failin hukuka aykırı bir eylemi birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra aynı eylemde tekrar bulunmuş olması gerekmektedir.
Belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi eyleme hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olup, hukuka aykırı bir eylemde bulunduğu tarih itibariyle hakkında daha önce verilen bir ceza bulunmayan kişinin daha sonraki bir tarihte almış olduğu bir cezanın esas alınarak ve tekerrür hükümleri uygulanarak cezasının artırılması hukuk devleti ilkesine uygun bulunmamaktadır. Suçu işlediği tarihte henüz mükerrir olarak kabulü mümkün olmayan kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanması, suç ve cezaların yasallığı ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.
5510 sayılı Kanun’un işe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesinde tekerrür durumunu düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3. alt bendi hükmü uyarınca, işe giriş bildirgesinin verilmediği konusundaki ilk tespitin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde ikinci kez işe giriş bildirgesinin verilmediğinin tespit edilmesi halinde, idari para cezasının her bir işçi için asgari ücretin 5 katı oranında uygulanabilmesi için, birinci ihlal nedeniyle verilen idari para cezasının ilgiliye tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrar gerçekleşmesi gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta; kolluk kuvvetlerince farklı zamanlarda yapılan denetimler neticesinde tutulan tutanaklar ile iş yerinde kayıt dışı personel çalıştırdığının tespit edilmesi üzerine davacının idari para cezasıyla cezalandırılması hukuka uygun olmakla birlikte, işe giriş bildirgeleri için kanunda öngörülen asgari ücretin iki katı yerine tekerrür hükmü uygulanarak asgari ücretin beş katı ceza verildiği, ancak işe giriş bildirgelerinin süresinde verilmemesine ilişkin olarak tekerrür hükmünün uygulanabilmesi için zorunlu olan “idari para cezasının uygulanıp tebliğ edilmesinden sonra davacının aynı fiili tekrar işlemesi” durumunun söz konusu olmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3 alt bendi uyarınca tekerrür esas alınarak asgari ücretin 5 katı tutarında uygulanan idari para cezasında hukuka uyarlık, bu hususu dikkate almadan davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yönündeki …. İdare Mahkemesi kararının belirlenen kısımlarında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
3. İşlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…., K:…. sayılı kararının dava konusu işlemin işe giriş bildirgelerine tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle verilen idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline dair kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.