YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25916
KARAR NO : 2015/25602
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
Tebliğname No : 4 – 2014/128367
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/179 (E) ve 2013/357 (K)
SUÇLAR : Tehdit, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık S.. K..’ye yükletilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi gerektiği,
Anlaşıldığndan, sanık S.. K.. müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Diğer Hükümlere yönelik temyiz istemine gelince,
Gerekçeli kararın, sanık Y.. C..’e tebliğ edildiği 26/01/2009 tarihinde sanığın cezaevinde bulunduğu ve hükümlülük kararının tebliğine ilişkin işlemlerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesine uygun olmadığının anlaşılması karşısında, öğrenme üzerine yapılan 22.01.2014 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz süresinin geçtiği gerekçesiyle verilen Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık Y.. C.. hakkında koşulları oluştuğu halde TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık S.. K.. müdafii ve sanık Y.. C..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.