YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12080
KARAR NO : 2014/24969
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2011/713-2013/137
Taraflar arasındaki tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı uğranılan zararın 4271 sayılı TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı uğranılan zararın 4271 sayılı TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; davalı S.O.’nın, diğer davalı N.. Y..’a verdiği Eyüp 5. Noterliği’nin 26/08/2005 Tarih, 28196 yevmiye numaralı vekaletname ile dava konusu .. parsel sayılı taşınmazdaki 196/5300 hissesinin satışını istediği, davacı ile davalı N.. Y..’ın vekaletname ve tapu kaydında açıkça gösterilen 196/5300 payın satışı konusunda anlaştıkları, davacının bu payın karşılığını ödediği, ancak; Tapu Sicil Müdürlüğü’nce tanzim edilen 26/08/2005 tarih, 11291 yevmiye numaralı satış akit tablosunda bu hissenin sehven 312/5300 olarak gösterildiği ve tapuya bu şekilde tescil edildiği, Tapu Sicil Müdürlüğü’nce yanlışlığın fark edilmesi üzerine, hatanın düzeltilmesi için davacıya tebligat yapıldığı, davacının süresinde başvurmaması üzerine, Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.07.2008 gün 2006/376 – 2008/315 sayılı ilamı ile tapu sicilindeki davacı payının 196/5300 olarak tashihine karar verildiği, kararın 18.06.2010 tarihinde kesinleşerek tapu sicilinin düzeltildiği anlaşılmıştır.
Davacı, temyiz dilekçesinde de kabul ettiği gibi, davacı taşınmazın 196/5300 payın satışı konusunda anlaşmış ve bu payın karşılığını ödemiştir. Davacının satış akit tablosunun altını imzalarken payın yanlış yazıldığını belirtmesi gerekirdi. Yanlışlığı söylememekle bu yanlış yazımın oluşmasında kendisinin de kusuru bulunmaktadır. Hiç kimse kendi kusuru nedeniyle meydana gelen zararın tazminini talep edemeyeceği gözetilerek, davanın bu gerekçeyle reddi yerine, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Davacının temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.