YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9265
KARAR NO : 2015/20112
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2014
NUMARASI : 2014/1279-2014/1349
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi E.G tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlunun, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu belirterek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK’nun Geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesine, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6460 sayılı kanunun birinci maddesi ile eklenen dördüncü fıkraya göre, davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her halde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca yapılır.
Somut olayda, temyiz incelemesi üzerine iş bu karar, Dairemizce, haczedilen yerin borçluya ait enkaz niteliğinde menkul olduğu, anılan yerin tapu kaydında Hazine adına kayıtlı bulunduğu, borçlu yönünden verilmiş bir tahsis kararı veya kurulmuş intifa hakkı bulunmadığından meskeniyet şikayetinin dinlenemeyeceği bu durumda şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Bu kez mahkeme bozmaya uyarak şikayetin reddine karar vermiş, sözkonusu karar temyiz incelemesinde onanmış ancak, karar düzeltme aşamasında tapu kaydında borçlu lehine muhdesata ilişkin şerh bulunduğundan haczedilen yerin mesken olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek meskenin değeri borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin üzerinde olduğundan, mahcuzun satışına, satışın borçlunun haline münasip evi alabileceği miktardan az olmamak kaydıyla yapılmasına, satış bedelinden haline uygun meskeni alabileceği miktarın borçluya bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bu durumda, Dairemiz bozma ilamına uyularak verilen kararın tekrar önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde bozulması üzerine verilen karar temyiz edilmiş olduğundan yukarıda açıklanan HUMK’nun 429/4. gereğince Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda görüşülerek karara bağlanması için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu’na gönderilmesine, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.