Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2013/29311 E. 2014/4514 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/29311
KARAR NO : 2014/4514
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/03/2012
NUMARASI : 2011/354-2012/88

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 30.10.2012 gün ve 2012/12167 Esas – 2012/20466 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davanın reddine dair mahkemece verilen karar davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiş olup,
Dava konusu taşınmaz da imar planında park alanı olarak ayrılmış ise de; mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre, taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atılmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.10.2012 gün ve 2012/12167 – 20466 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olmadığından hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, davalı idareden alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, taraflardan alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.