Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/10096 E. 2015/12855 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10096
KARAR NO : 2015/12855
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/91878

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık F.. U..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 168/5 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2014 tarihli ve 2013/121 esas, 2014/518 sayılı kararma yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına ve sanığın beraatine dair Alanya Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/1023 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/03/2015 gün ve 2015/5512-16876 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2015 gün ve 2015/91878 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alınarak yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesinde yer alan, “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın kullandığı elektrik miktarının 17/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda sayaçtan geçmesi nedeniyle tespit edildiği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerekli ise de; itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi karşısında dosyanın mahkemesine gönderilerek esası hakkında yargılamayı yapan mahkemesince karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itiraz merciince sanığın beraatine karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İtiraz mercii olan Alanya 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nin, itiraz edilen kararı usul ve esas yönünden denetleyerek sonucuna göre itirazın kabulü veya reddine karar verip dosyayı gereği için mahkemesine iade etmesi gerekirken, itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanığın
beraatine karar vermesi hukuka aykırı olup, kararda davanın esasını çözen bir hüküm kurulmuş olması nedeniyle, ,kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (Alanya) 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 31/12/2014 gün ve 2014/1023 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 18/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.