Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/10292 E. 2015/13157 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10292
KARAR NO : 2015/13157
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/15741

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık A.. Ö..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına dair Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2014 tarihli ve 2013/186 esas. 2014/110 sayılı kararını müteakip, lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi istemine yönelik katılan vekili tarafından yapılan itirazın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-14. maddesindeki şartların oluştuğundan bahisle reddine ilişkin Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2014 tarihli ve 2014/687 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/01/2015 gün ve 2014/280/1064 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2015 gün ve 2015/15741 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin açıklanması geri bırakılan hükme dâhil olduğu, hüküm açıklanmadıkça tahsil edilemeyeceği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas. 2013 15 sayılı kararında; “itiraz mercii, o yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK’nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinin belirtildiği keza, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 esas, 2013/22065 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yargılama giderlerinden

olan vekalet ücretine hükmolunmaması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/1. maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 232/2. ve 324. maddelerine aykırılık oluşturduğundan katılan vekilinin lehine vekâlet ücreti isteminin yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 22.01.2013 gün ve 2012/10-534, 2013/15 sayılı kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itiraz merciince, sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapılması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, itiraz yasa yoluna başvurulması halinde, itiraz merciince, açıklanması geri bırakılan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar yönünden de inceleme yapılabileceğinden, Elmadağ Asliye Ceza Mahkesince yapılan yargılama sırasında kamu davasına katıldığı anlaşılan kurum lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.maddesi uyarınca sanığa avukatlık ücreti yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA) 1.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 16.07.2014 gün ve 2014/687 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.