YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25953
KARAR NO : 2014/29783
KARAR TARİHİ : 31.10.2014
MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2014
NUMARASI : 2014/148-2014/183
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca 01.09.2010 tarihinde müvekkili kurumda kooperatif eğitimi verilerek çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 5. maddesinde sözleşmenin süresinin üç yıl olduğunun belirlendiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafça maliye bakanlığı gelir uzman yardımcılığına başlaması sebebi ile 07.03.2011 tarihinde feshedildiğini, iş sözleşmesinin 5. maddesi ve eki taahhütname hükmüne göre davalı tarafça müvekkiline giydirilmiş en son aylık ücretinin beş aylık tutarı kadar nakden ve defaten tazminat ödenmesi gerektiği halde davalının ödeme yapmadığını, davalının müvekkili kuruma ödemesi gereken tutarın 8.663,32 TL olduğunu, bu tutardan davalının kurumdan alacaklı olduğu 346,68 TL düşüldükten sonra davalının müvekili kuruma 8.316,64 TL.ödemesi gerektiğini iddia ederek, davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taahhütname imzaladığını kabul ettiğini, ancak asgari süreli hizmet sözleşmesine rağmen gelir uzmanlığı sınavını kazandığını ve bu işi yapmak için işi bıraktığını, mazeretinin geçerli bir mazeret olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 01.09.2010 tarihli sözleşme ile aynı tarihten başlamak üzere üç yıl çalışmayı ve hizmet görmeyi içeren sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesine göre sözleşme süresinin ilk iki ayının deneme süresi olduğu, sözleşme tarihinden itibaren üç yıllık asgari çalışma süresi dolmadan taraflardan birinin sözleşmeyi haksız ve geçersiz feshedemeyeceği, feshettiği takdirde sözleşme ekindeki taahhütnameye göre cezai şart ödeyeceği, sözleşme ekindeki 01.09.2010 tarihli taahhütnamenin 1. Bendinde işçi yönünden deneme süresi hariç olmak üzere sözleşmenin işçi tarafından haksız feshi halinde işçinin fesih tarihindeki ihbar tazminatına esas giydirilmiş aylık brüt ücretinin beş katı tutarında tazminatı fesih tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizle ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, davalı tarafından davacı kuruma verilen 04.03.2011 tarihli dilekçede “Maliye Bakanlığı gelir uzman yardımcılığı sınavını kazandığımdan dolayı 07.03.2011 tarihinde istifa etmek istiyorum” şeklinde istifa dilekçesi verildiği, davalının fesih gerekçesi resmi kuruma atanma olmakla feshin haklı sebebe dayanmadığı , bu sebeplerle BK 161/son madde de dikkate alınarak cezai şarta ilişkin talebin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesinin 2013/1103 esas, 2013/30850 karar sayılı 27.12.2013 tarihli kararı ile özetle “Taraflar arasında 01.09.2010 – 31.08.2013 tarihlerini kapsayan hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu iş sözleşmesinde iki taraf yönünden de cezai şart düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5. maddesinde, “işçinin asgari olarak 3 yıl çalışmayı kabul ve taahhüt ettiği, taraflardan birinin 2 aylık deneme süresi dışında 3 yıllık asgari çalışma süresi içerisinde sözleşmeyi haksız ya da geçersiz feshetmesi durumunda cezai şart ödeyeceklerine ilişkin ekteki taahhütnameyi düzenlemişlerdir” düzenlemesi ile taraflarca imzalanan 01.09.2010 tarihli “taahhütname” başlıklı belgede; “iş sözleşmesinin asgari çalışma süresi dolmadan işçi tarafından İş Kanunun 24. maddesinde sayılan nedenler dışında veya işveren tarafından İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında feshedilmesi halinde işçinin; iş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanununun 18. ve 25. maddesinde belirtilen nedenler dışında veya işçi tarafından 24/II maddesine göre feshedilmesi halinde ise işverenin; fesih tarihindeki ihbar tazminatına esas giydirilmiş aylık brüt ücretinin 5 katı tutarında tazminatı fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı tarafa ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş oldukları tespit edilmiştir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı işçi, resmi kuruma atanma gerekçesi ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmişse de fesih haklı nedene dayanmamaktadır. Bu nedenle, Borçlar Kanunu 161/son madde dikkate alınarak çalışılan süre de gözönünde bulundurulmak suretiyle cezai şarta ilişkin talebin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Bozma ilamında belirtilen “Borçlar Kanunu 161/son madde dikkate alınarak çalışılan süre de gözönünde bulundurulmak suretiyle cezai şarta ilişkin talebin hüküm altına alınması” hususu dikkate alınarak davacının alacağının belirlenmesi gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.