Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/22880 E. 2014/29774 K. 31.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22880
KARAR NO : 2014/29774
KARAR TARİHİ : 31.10.2014

MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2013
NUMARASI : 2011/675-2013/132

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 11.11.2005-15.09.2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin usul ve kanuna aykırı olarak 15.09.2011 tarihinde işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işten çıkışına sebep olan olaylar sebebiyle Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla şikayette bulunulduğunu ve halen kovuşturmanın devam ettiğini, davacının 15-16-17 Eylül 2011 tarihleri arasında herhangi bir mazeret bildirmeden işe gelmediğini, bu durumun tutanakla tespit edildiğini, davacıya ihtarname gönderilerek devamsızlığın geçerli bir sebebinin bulunup bulunmadığının sorulduğunu ancak davacının cevap vermediğini, iş sözleşmesinin haklı olarak sona erdirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenlikçe iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı şirkete ait iş yerinde 20.12.2005-14.09.2011 tarihleri arasında kontrolör olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 14.10.2011 tarihli fesih bildirimi ile davacının 15-16-17 Eylül 2011 tarihlerinde devamsızlık yaptığı ve devamsızlık sebebine dayalı yazılı bir mazeret sunmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu 25/ll-g madde ve fıkrası uyarınca haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise iş sözleşmesinin davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devamsızlığı sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Dosya içeriğine göre davalı işverenin fesih sebebi yaptığı devamsızlık olgusu sabit olup davacı işçi devamsızlığın izne veya kabul edilebilir bir mazerete dayandığını ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca iş sözleşmesi davalı işveren tarafından haklı sebeple feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Belirtilmesi gereken diğer bir hususta, davacının dini bayramların birinci günü dışındaki resmi bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek resmi bayram ve genel tatil ücretine hükmedilmiş ise de; davalının sunduğu, üzerinde ihtirazi kayıt bulunmayan ve davacının imzasına havi 2011 yılı Ağustos ayına ait bordroda işçi namına resmi tatil ücreti tahakkuk ettirildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu bordro dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen döneme ait bordrodaki tahakkuk ettirilen resmi tatil ücretinin ispat edilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından mahsup edilerek alacak kaleminin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.