Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/14981 E. 2015/19263 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14981
KARAR NO : 2015/19263
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

Tebliğname No : 8 – 2014/373459
MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/243 (E) ve 2014/675 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddelerine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği halde, duruşma gününün bildirilmesine ilişkin tebligatın şikayet dilekçesini veren kurum vekili yerine bizzat kuruma yapılması nedeniyle usulüne uygun olarak kamu davasından haberdar edilmeyen şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek ve temyiz dilekçesi vermesi nedeniyle katılma iradesini belirttiğinden davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, katılan kurumun normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan katılan kurumun vergisiz ve cezasız zararının mahkemece belirlenecek makul bir süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.