Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/28257 E. 2014/29247 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28257
KARAR NO : 2014/29247
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2014
NUMARASI : 2013/128-2014/296

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl işveren olan davalı Sağlık Bakanlığına ait işyerinde değişen alt işverenlere bağlı olarak 02.01.2002-30.09.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı K.. Temizlik Güvenlik Gıda İnş . San . Tic. Ltd.Şti vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sağlık Bakanlığı vekili, ihale makamı olan müvekkili kurum aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle haklı sebebe dayalı feshedildiğini ileri sürmüştür .
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı iş veren tarafından haklı ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
İşçinin, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip edilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih sebebi olarak sayılmıştır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih sebebi sayılmıştır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin 01.09.2010 tarihinde, ücretlerinde yapılan kesintilere ve yıllık izin kullandırılmamasına itiraz etmesi sebebi ile haksız feshedildiğini ileri sürmektedir.
Davalı işverence düzenlenen 01.09.2010 fesih ihbarnamesinin incelenmesinde, davacının verilen görevlere itiraz ederek gereğini yerine getirmediği ve hastane içerisinde kışkırtıcılık yaparak diğer işçilerin çalışmasını engellemek yönünde eylemlerde bulunduğu gerekçesi ile iş sözleşmesinin feshedildiği görülmektedir .
Fesih ihbarnamesi içeriği ile davacıya ihbar süresi tanındığı anlaşılmaktadır. 01.09.2010 tarihinde iş sözleşmesi feshedilen davacının ihbar süresi kapsamında 29.09.2010 tarihine kadar işyerinde çalışmaya devam ettiği, altişveren tarafından asıl işverene hitaben yazılan 24.09.2010 tarihli yazı içeriği ile de sabittir. 01.09.2010 tarihli fesih ihtarnamesinde soyut nitelikte belirtilen eylemler işverence ispatlanmamış ise de; davalı tarafça fesih bildirimi yapıldıktan sonra ihbar süresi içerisinde davacının hastane müdürüne bıçakla saldırdığı ileri sürülmektedir. Bu hususta düzenlenen 16.09.2010 tarihli tutanak içeriği davalı şahidi tarafından da doğrulanmıştır. Davacının ihbar süresi süresi içerisinde gerçekleştirdiği bu eylem, işverenin başka bir işçisine sataşma niteliğindedir. Bu durumda davacının iş sözleşmesinin 29.09.2010 tarihinde 4857 sayılı Kanun’un 25/11, d hükmü gereğince haklı sebebe dayalı feshedildiği kabul edilmelidir. Davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
l-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanm REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacınm yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.