YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19159
KARAR NO : 2015/23758
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
Tebliğname No : KYB – 2014/114134
Tehdit suçundan sanık O.. Ö..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 43, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 tarihli ve 2010/771 esas, 2012/265 karar sayılı kararının 04.09.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle, hükmün açıklanarak sanığın aynı Kanunun 106/1-2.cümle, 43, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/09/2013 tarihli ve 2013/119 esas, 2013/572 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2014 gün ve 114134 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 15.03.2012 tarihli kararının kesinleşme ve dolayısıyla sanık hakkında 5 yıllık denetim süresinin başladığı tarihin 04.09.2012 tarihi olduğu, denetim süresinde işlendiği iddia edilen İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.10.2012 tarihli ve 2010/73 esas 2012/1364 karar sayılı ilamına konu suçun işlendiği tarihin 28.10.2009 olması itibariyle, deneme süresinden önce işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık O.. Ö.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli kararıyla adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 04.09.2012 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine, aynı mahkemenin 12.09.2013 tarihli kararıyla hükmün açıklandığı ve Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 43, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1240 TL adli para cezasına hükmedildiği, kesin olarak verilen hükmün infazı aşamasında hükmün açıklanmasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle bu suç yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında; ” (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.” 11. fıkrasında; ” (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri
yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verildiği görülmektedir.
Ancak denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği ihbarında bulunan İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/73 esas, 2012/1364 karar sayılı dosyasının incelenmesinde, suç tarihinin 28.10.2009 olduğu, dolayısıyla suç tarihinin Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/771 esas 2012/265 karar sayılı dosyasında verilen denetim süresi içerisinde değil, denetim süresinin başlangıcından önce olduğu gözetilmeden, CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
Tehdit suçundan sanık O.. Ö.. hakkında, Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12/09/2013 tarihli ve 2013/119 esas, 2013/572 karar sayılı kararın, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.