Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2014/31117 E. 2015/13647 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31117
KARAR NO : 2015/13647
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/102776
MAHKEMESİ : Samsun 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2011/336 (E) ve 2013/88 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuklar B.. Ü.. ve R.. Ü.. hakkında mağdur L.. Ç..’a karşı işlemiş oldukları yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde,
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktarına göre 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca hükümler kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuklar B.. Ü.. ve R.. Ü.. hakkında mağdur S.. Y..’a karşı işlemiş oldukları yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuk Recep’in 18 yaşını doldurması nedeniyle hakkında sosyal inceleme raporu alınması gerekmediğinden tebliğnamenin (b) bendindeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
a) Mağdur S.. Y..’ın 15/04/2011 ve 01/07/2011 tarihli beyanlarında, suça sürüklenen çocuk B.. Ü..’nün kardeşi suça sürüklenen çocuk R.. Ü..’den bıçak istediğini ancak Recep’in vermediğini, Burak’ın Recep’in belinden bıçağı kendisinin aldığını, Recep’in olay sırasında kendisine müdahale etmediğini, ayırmaya çalıştığını ifade ettiği ancak Mağdur L.. Ç..’ınsa 14/04/2011 tarihli çocuk şube müdürlüğünde alınan beyanında, ayırmaya çalışırken Recep’in kendisini tuttuğunu, bıçağı abisine onun verdiğini ifade etmesi karşısında mağdur Levent tanık sıfatıyla mahkemeye celp edilerek dinlenip beyanlar arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmadan, hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi,
b) Suça sürüklenen çocuk Recep hakkında 5237 sayılı TCK’nin 62 maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken bulunacak hapis cezası ”1 yıl 4 ay 20 gün” yerine ”1 yıl 2 ay 20 gün” hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi;
c) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocukların lehe hükümlerinin uygulanması talepleri bulunmasına rağmen suça sürüklenen çocuk Burak hakkında ertelemeye engel adli sicil kaydı bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, suça sürüklenen çocuk Recep hakkında ise adli sicil kaydı bulunmadığı halde 5271 sayılı CMK’nin 231.maddesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmaycağının kararda tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden  5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un  326/son maddesince suça sürüklenen çocuk Recep’in kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/04/2015 günüde oybirliğiyle karar verildi.