Danıştay Kararı 5. Daire 2017/6771 E. 2021/2940 K. 05.10.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/6771 E.  ,  2021/2940 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/6771
Karar No : 2021/2940

DAVACI : …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Hiçbir terör örgütü, yasa dışı örgüt, yapı, grup ve/veya oluşuma üyeliği, mensubiyeti, irtibatı ve/veya iltisakının olmadığı, dava konusu kararın, uluslararası sözleşmelere, özellikle AİHS’e, evrensel hukuk ilkelerine ve Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu, görevini özveri ile hukuka, vicdana, ahlaki ve etik değerlere uygun olarak ifa ettiği, yetkilerini hukuk sınırları dahilinde kullandığı, görevde olduğu dönemde hukuka aykırı, keyfi herhangi bir eylem ve işleminin olmadığı, adli veya idari hiçbir soruşturma geçirmediği, disiplin cezası almadığı, hep takdir ile ödüllendirildiği, genel geçer kabullerle, hiçbir somut delil olmadan, subjektif, soyut değerlendirmelerle meslekten çıkarılmasına karar verildiği, kararda somutlaştırılmış hiçbir delil veya kabul olmadığı, her bir askeri hakim için ayrı ayrı değerlendirme yapılmadığı, şahsına ilişkin tek bir cümle kurulmadığı, Komisyonun yaptığı hiçbir değerlendirmenin doğru olmadığı, savunmasının alınmadığı, neden meslekten çıkarıldığı, hangi somut delil veya bilgilere dayanıldığı konusunda herhangi bir bilgisinin olmadığı, onurunun zedelendiği, katalog evlilik yapmadığı, eşiyle üniversite yıllarında tanıştığı, meslek hayatı boyunca askeri yargıda kritik kadro ve önemli görev olarak kabul edilebilecek hiçbir yer ve kadroda görev yapmadığı, meslekten çıkarılmasına dayanak yapılan KHK’ların Anayasa’ya aykırı olduğu, sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listesinin kim tarafından hazırlandığının belli olmadığı, listeyi hazırlayan veya hazırlayanlarla hiçbir irtibat ve iltisakının olmadığı, böyle bir görevlendirmeyi kabul etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle söz konusu listeye bilgi ve iradesi dışında isminin yazılmasının tek başına meslekten çıkarılmasına dayanak yapılamayacağı, davalı idarece cevap verme süresi geçtikten sonra dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin dikkate alınmaması gerektiği, hakimlik ve savcılık teminatının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri’nin dava konusu edilemeyeceği, öte yandan dava konusu kararın 667 sayılı KHK’nın ilgili Komisyon’a verdiği değerlendirme yetkisinin kullanılması suretiyle hukuka uygun olarak tesis edildiği, ölçülü ve gerekli olduğu, davacının bir kamu görevlisi olarak Anayasa’ya sadakat borcunu yerine getirmediği ve kazanılmış haklarının söz konusu olamayacağı, davacının savunma hakkını kullanamadığı iddiasının yersiz olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ: Davacı, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Hakimler Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemektedir.
Davacı tarafından aynı istemle Danıştay Beşinci Dairesinin 2017/3945 sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı anlaşıldığından derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek; ayrıca davacı tarafından, bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairemizin E:2017/3945 sayısında kayıtlı bulunan dava dosyasının tarafları ve konusu aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem de yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Millî Savunma Bakanının başkanlığında oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararıyla, askeri yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz anılan Komisyon tarafından … tarih ve … sayılı karar ile reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
B) İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairemizin E:2017/3945 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve anılan davanın Dairemizin 05/10/2021 tarih ve K:2021/2939 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bu kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/3945 sayısına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

C) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.