Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/28338 E. 2015/23753 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28338
KARAR NO : 2015/23753
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

Tebliğname No : KYB – 2014/181880

Tehdit suçundan hükümlü S.. S..’in, Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Van 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/11/2013 tarihli ve 2013/88 esas, 2013/607 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 gün ve 181880 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02/05/2013 tarihli ve 2013/11038 esas, 2013/12132 sayılı kararında da belirtildiği üzere, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Tehdit suçundan hükümlü S.. S.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Van 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/11/2013 tarihli kararıyla, 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 50/2 maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, cezanın caydırıcı etkisi gözönünde bulundurularak diğer seçenek tedbirlere yer olmadığına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında TCK’nın 50/3. maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanması zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Tehdit suçundan hükmolunan 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 3. fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili

işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 31.05.2011 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığa, 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümle maddesi uyarınca verilen 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1-Tehdit suçundan hükümlü S.. S.. hakkında, Van 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/88 esas, 2013/607 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2-Karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, dosyadaki belge ve bilgiler ile sanığın kişisel, sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek, sanığa tehdit suçundan TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesiyle verilen 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın, 600 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,

3-TCK’nın 52/4 maddesi gereğince adli para cezasının aylık taksitler halinde ve 10 eşit taksit olarak ödenmesine, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi durumunda geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin bildirilmesine,

4-Sonuç cezanın niteliğine göre, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.