YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7018
KARAR NO : 2015/16470
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/241613
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2012/289 (E) ve 2014/435 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Karşılıksız yararlanma suçu ile ilgili olarak;
a) 02/07/2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu dikkate alınarak, katılan kurum tarafından kaçak kullanım bedelinin 1.342.70 TL olarak bildirildiği anlaşılmakla; öncelikle 03/01/2012 tarihinde düzenlenen tutanak dikkate alınmak suretiyle kurumun gerçek zararı, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye yeniden hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık tarafından ödeme yapılmaması halinde ise, evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında “İdareye kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığı ve endeksin 16518 kwh olduğunun” belirtilmesi ve 26/02/2014 tarihli keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunun 03/10/2011 tarihli tutanağa ilişkin düzenlenmiş olması karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın suça konu sayacı ne kadar süredir kullandığı araştırılarak kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, kayıtlı olmayan sayacın kullanıldığı süreye ve evdeki kurulu güce göre 03/01/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mühür bozma suçu ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/2–455 Esas, 2014/541 Karar sayılı ve 09/12/2014 tarihli kararında açıklandığı gibi mühür bozma suçu, mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesi ile oluşmaktadır. Seçimlik hareketlerden birinin yapılması ile suç oluşur. Suçun seçimlik hareketlerinden ilki, kanun veya yetkili makamın emri ile konulan mührün kaldırılmasıdır. Mührün kaldırılması fiili, mührün konulduğu eşya üzerinden sökülmesi ya da bozulması şeklinde işlenebilir. Suçun oluşumu açısından diğer seçimlik hareket ise; mührün konuluş amacına aykırı davranılması olarak düzenlenmiştir. Bu seçimlik hareketin gerçekleştirilmesinde, konulan mührün fiziken kaldırılması suçun oluşması açısından şart değildir. Somut olayda sanığın yaşadığı evde … marka, …seri numaralı, idareye kayıtlı olmayan sayaç ile abone olmadan elektrik kullandığı, kurum görevlilerinin 03/10/2011 tarihinde elektriği keserek usulsüz elektrik kullanılmasını önlemek amacıyla mühürleme işlemi yaptıkları, 03/01/2012 tarihinde yapılan kontrolde ise aynı sayaç ile abonesiz elektrik kullanmaya devam edildiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda mührün fiziken kaldırılması söz konusu olmayıp, mührün konuluş amacına aykırı davranılıp davranılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda gerektiğinde tutanak tanıkları da dinlenilerek, sanığın mührün konuluş amacını ortadan kaldıracak şekilde herhangi bir davranışı bulunup bulunmadığı da araştırılıp değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.