Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/18976 E. 2015/24963 K. 09.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18976
KARAR NO : 2015/24963
KARAR TARİHİ : 09.09.2015

Tebliğname No : 2015/192404 Kanun Yararına Bozma

Kasten yaralama suçundan müşteki sanık C.. S..’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 29/1 ve 31/3. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2009 tarihli ve 2008/901 esas, 2009/1340 sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 29/1 ve 31/3. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 30/12/2014 tarihli ve 2014/488 esas, 2014/874 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.05.2015 tarih ve 2015/10251–32375 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.06.2015 tarih ve 2015/18976 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.” şeklindeki hüküm gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesinin koşulları bakımından genel kanun niteliğinde bulunan 5271 sayılı Kanun’a yollamada bulunulduğu, 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesinde yer alan “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir …” şeklindeki hüküm gereğince ise, sanık hakkında hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, bunun yanı sıra 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1. maddesinde yer alan
seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi öngörülerek bu konuda mahkemeye takdir hakkı tanınmamış, söz konusu hükmün uygulanması zorunlu olduğundan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun’un 231/7. maddesinde yer alan “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” hükmüne göre öncelikli olarak uygulanmasının gerektiği nazara alındığında 18 yaşını ikmal etmeyen müşteki sanık hakkında hükmolunan 3 ay hapis cezasının anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş bulunulmasında; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, 18 yaşını ikmal etmeyen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 09.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-2-